<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Acemiyim</title>
	<atom:link href="http://www.acemiyim.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.acemiyim.com</link>
	<description>Acemiler için sağlık, güzellik, fitness, anne, bebek ve kişisel gelişim yazıları</description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Feb 2012 06:47:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Çocuklar Neden Yalan Söyler?</title>
		<link>http://www.acemiyim.com/cocuklar-neden-yalan-soyler.html</link>
		<comments>http://www.acemiyim.com/cocuklar-neden-yalan-soyler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 20:29:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>acemi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ev ve Aile]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda yalan söyleme]]></category>
		<category><![CDATA[grid]]></category>
		<category><![CDATA[slider]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acemiyim.com/?p=1432</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğunuzun son zamanlarda, değmeyecek şeyler için bile çok fazla yalan söylediğini mi farkettiniz? Herşey hayali hikayeleriyle başlayıp sonunda önü alınamaz bir alışkanlığa mı dönüştü? Çocuklarının bir yalancı olarak büyümesinden korkan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-1441" title="cocuklar-neden-yalan-soyler" src="http://www.acemiyim.com/wp-content/uploads/2012/01/cocuklar-neden-yalan-soyler.jpg" alt="" width="275" height="270" />Çocuğunuzun son zamanlarda, değmeyecek şeyler için bile çok fazla yalan söylediğini mi farkettiniz? Herşey hayali hikayeleriyle başlayıp sonunda önü alınamaz bir alışkanlığa mı dönüştü? Çocuklarının bir yalancı olarak büyümesinden korkan aileler için tek bir yalanı farketmek bile endişe verici olabilmektedir. Herşey için geç olmadan, yalan söylemesinin önüne geçmeniz mümkün. Çocukların yalan söyleme problemleri için çözüm yollarından bahsetmeden önce onların neden yalana başvurduklarını anlamak önemlidir.</p>
<p>Çocukların büyük çoğunluğu, çocukluğun bir döneminde yalan söylerler. Yanlış ve doğruyu birbirinden ayırt edemediklerinden bir şekilde yalan söylemenin gerçeği söylemekten daha etkili olduğuna inanırlar. Bir çocuk kişilik özelliklerini, etrafındaki çevreyi gözlemleyerek geliştirir. Çocuğunuzun yalan söylediğini farkederseniz inkar etme yoluna gitmeyin. Çocuklar herhangi bir yaşta yalan söylemeye başlayabilirler.Ancak, dikkat edilmesi gereken hangi yaşta kasten yalan söylemeye başladığıdır. Çocuk psikologlarına göre bu yaş genellikle 4-6 yaş arasıdır.</p>
<p>Sorun şu ki gerçeği keşfetmediğiniz ya da onları suçüstü yakalamadığınız sürece çocuğunuzun yalan söyleyip söylemediğini anlayamazsınız. Bu yazıda çözüm aramaya başladığınıza göre artık keşfetmiş olmalısınız. Şimdi, çocukların neden yalan söylediklerini merak ediyor olmalısınız. Küçük bir çocuğu, önemsiz bir şey için yalan söylemeye iten şey nedir? Çocuklar gerçekten de, içinde oldukları yaş itibariyle çok kolay etkilenebilir yapıdadırlar. Bu durumu sadece yaratıcı olmaya çalıştıklarını düşünerek geçiştirmemelisiniz. Artık yalan söylemeye başlamışlardır ve eğer durdurulmazlarsa daha sonra kompülsif  birer yalancı olacaklar ve yalan söylediklerini anlatmak gittikçe zorlaşacaktır.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Çocukların Yalan Söyleme Nedenleri</span></strong></p>
<p><strong>Ebeveynleri Taklit</strong>: Çocuğunuza hiç &#8220;Bunu annene/babana söyleme&#8221; dediniz mi? Ondan,  cevaplamak istemediğiniz bir arama için arayana, orada olmadığınız şeklinde bir yalan söylemesini istediniz mi? Bu kadar basit bir şeyin çocuğunuzun psikolojisini olumsuz yönde etkilediğini asla düşünmemiş olabilirsiniz. Bu noktada çocukların, yalan söylemek gibi, daha önce onlara kötü ya da yanlış olarak öğretilen şeyi ailelerinin yaptıklarını farketmeleri söz konusudur ve büyükler çocukların rol modelleri olduğundan çocuklar ebeveynlerinin alışkanlıklarını kopyalamaya başlarlar. Dolayısıyla, aileler çocukların yanında yalan söylediklerinde, çocuklar da aynısını yapmaktadırlar.</p>
<p><strong>Başlarını Derde Sokan Gerçek</strong>: Vazoyu kırdığını, tüm pastayı yediğini veya ödevini yapmadığını itiraf ettiği için çocuğunuzu hiç cezalandırdınız mı? Farkında bile olmadan onu negatif şartlandırdığınız için gerçeği söylemekten korkar hale getirmiş olabilirsiniz. Onların masum ve genç beyinleri, gerçeği, başlarını belaya sokan bir şey olarak algılamaya başladığı için sorunların önüne geçmek için yalan söylemeye başlıyorlar. Yalan söylüyorlar; çünkü gerçeği bilmediğinizde daha mutlu gözüküyorsunuz ve onları cezalandırmıyorsunuz.</p>
<p><strong>Boşlukları Doldurma</strong>: Çocuğunuz, yeni aldığı ev sinema sistemi veya gittiği bir yurtdışı tatili ile böbürlenen diğer çocuklarla etkileşimde olduğunda, onların yanında kendisini yetersiz ve değersiz hissetmeye başlar. Bu nedenle, onlarla rekabet edebilmek için olayları abartmaya, hikayeler uydurmaya ve kendi ailesinin sahip olduklarıyla ilgili yalan söylemeye başlarlar. Çevrelerindeki çocukları etkilemek isterler ve onları kıskandırmak için en iyi hayata kendisi sahipmiş gibi davranır. Böyle davranmak ona kendisini daha iyi hissettirir. Bu saf bir masumiyettir ve psikolojik savunma mekanizmasının bir sonucu olarak ortaya çıkar.</p>
<p><strong>Hatırlamama</strong>: Bazen de çocuğunuz bir şeyi hatırlamaz ve herhangi bir şeyi yapmayı reddedebilir. Çocuğunuzun yalan söylediğini düşünebilirsiniz fakat aslında söylemiyorlardır. Konu ev ödevlerini bitirme veya abur cubur yemek gibi herhangi bir şey olabilir. Kafalarında, zaten yaptıklarına veya yapmadıklarına inanırlar ve bu doğrultuda karşılık verirler. Bu durumda çocuğunuzun bilerek mi yoksa gerçekten unuttuğu için mi yaptığını tespit etmelisiniz.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Ebeveyn olarak ne yapmalısınız?</span></strong></p>
<ul>
<li>Genç bir beyin çevresindeki olaylara karşı son derece duyarlıdır. Çocukların neden yalan söylediklerini artık bildiğinize göre onların takip edeceği doğru örnekleri ortaya koyduğunuzdan emin olun. Nasihat olarak söylediklerinizi hayata geçirin. Özellikle de çocuğunuz yanınızdayken yalan söylemeyin. Mecbur kalırsanız onları şahit olmayacakları şekilde uzaklaştırın.</li>
<li>Çocuğunuzun yalan söylediğini geç farkettiyseniz onunla konuşun. Sakın azarlamayın. Birine yalan söylemenin yanlış bir davranış şekli olduğunu belirtin. Hikayelerle destekleyerek yalan söylemenin doğuracağı sonuçlara odaklanmasını sağlayın.</li>
<li>Tüm uyarılarınıza rağmen çocuğunuz sıklıkla yalan söylemeye devam ediyorsa, onunla konuşmayarak, haftasonu gezilerini iptal ederek veya oyun oynamasına izin vermeyerek onu cezalandırın. İstikrarlı davranırsanız eninde sonunda yaptığının yanlış olduğunu anlayacaktır.</li>
<li>Çocuklarınızın, ahlaki değerlerini oluşturmalarını sağlayacak hikayeler okumalarını teşvik edin. Bu tür hikayeler, büyüme sürecinde ona iyi ve kötünün ne olduğunu yavaş yavaş öğretecektir.</li>
<li>Çocuklarınızı ne olursa olsun gerçeği söylemeleri için teşvik edin ve cesaretlerini takdir edin.</li>
<li>Televizyon izleme sürelerini kontrol altına alın. Çocuklar davranışlarını, özellikle de yalan söyleme alışkanlığını televizyon şovlarından ve hatta çocuklar için yapılan çizgi filmlerden edinmektedirler. Çocuğunuzun ne izlediğini sürekli takip etmeli ve televizyonu yalnızca siz yakınlarındayken izlemesini sağlamalısınız. Onun, siz farkında bile olmadan kontrol edemediğiniz kötü alışkanlıklar kazanmasını istemezsiniz.</li>
<li>Çocuklarınızla ilgili beklentileriniz çok yüksek olmasın. Çocuğunuzu diğer çocuklarla kıyasladığınızda, onun bilinçaltında sizi hayal kırıklığına uğratma korkusu yerleşecektir. Beklentilerinizi karşılayamadıklarında ve sizi hayal kırıklığına uğratacaklarına inandıklarında kusurlarını saklamak için yalan söylemeye başlayacaklardır. Çocuğunuzun, sizinle herşeyi paylaşabilmesi için kendisini rahat hissetmesini sağlarsanız bu tür problemlerle başa çıkabilmesi için gereken desteği vermiş olursunuz.</li>
<li>Çocukların, üstünlüklerini göstermek için, arkadaşlarına böbürlenmek gibi bir alışkanlıkları vardır. Çocuğunuzun, paradan başka bir şeyi umursamayan biri olarak büyümesini engellemek için onun, sahip oldukları için şükretmesi gerektiğini anladığından emin olmalısınız. Ancak bu şekilde elindekilerin değerini anlayacak ve sahip olmadıkları için yanlış duygu ve düşüncelere kapılmayacaktır.</li>
<li>Her ne kadar az rastlanır bir ihtimalse de eğer çocuğunuz herşeye rağmen yalan söylemekten vazgeçmiyorsa onu bir danışmana göstermeniz yerinde olur. Okul danışmanı ile konuşmanız daha iyidir. Çocuğunuz sizinle doğrudan konuşmaktan çekiniyorsa, ona yardım etmek isteyen başka bir büyük ile görüşmeye sıcak bakabilir.</li>
</ul>
<p>İlk yıllar, çocuğunuzun duygusal zekasını desteklemek için yardımcı olabileceğiniz değerli zamanlardır. Özel olarak ilgi göstermeli ve durum aksini gerektirmedikçe çocuğunuza karşı son derece nazik olmalısınız. 7 yaş civarında size yalan söylemekten çekinecek ve yalanı genellikle sosyal etkileşimlerinde tehditlerden kaçınmak için bir taktik olarak kullanacaktır. 2-3 yaşından itibaren ona dürüstlüğün önemini öğretmeye başlamalısınız. Çocuğunuzun algıları, toplum içine girmesiyle birlikte veri toplamaya başlar. Bu nedenle onun için eğitici ve yalanın olmadığı bir ortam oluşturmanız büyük önem taşır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acemiyim.com/cocuklar-neden-yalan-soyler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayatı Kolaylaştırmak için 60 Öneri</title>
		<link>http://www.acemiyim.com/hayati-kolaylastirmak-icin-60-oneri.html</link>
		<comments>http://www.acemiyim.com/hayati-kolaylastirmak-icin-60-oneri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2012 14:59:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>acemi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Psikoloji ve Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[basit hayat]]></category>
		<category><![CDATA[grid]]></category>
		<category><![CDATA[slider]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acemiyim.com/?p=1329</guid>
		<description><![CDATA[Gençken hayat ne kadar da kolaydı, değil mi? Bazen durup bunu düşündüğümüz zamanlar olur. Peki ya hala öyleyse? İyi haber şu ki, gerçekten de hayat her zaman kolay. Onu zorlaştıran, yaşlandıkça ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.acemiyim.com/wp-content/uploads/2012/01/basit-hayat.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-1414" title="basit-hayat" src="http://www.acemiyim.com/wp-content/uploads/2012/01/basit-hayat.jpg" alt="" width="275" height="270" /></a>Gençken hayat ne kadar da kolaydı, değil mi? Bazen durup bunu düşündüğümüz zamanlar olur. Peki ya hala öyleyse? İyi haber şu ki, gerçekten de hayat her zaman kolay. Onu zorlaştıran, yaşlandıkça herşeyi karmaşık hale getiren bizleriz.</p>
<p>Gençken dünyayı, umut dolu gözlerle basit bir şekilde algılarız. Ne istediğimizi biliriz ve önyargılarımız ya da gizlemek zorunda kaldığımız hislerimiz yoktur. Gülümseyen insanlardan hoşlanır, asık suratlı insanlardan uzak dururuz. Açken yer, susuzken içer ve yorulunca uyuruz.</p>
<p>Yaşımız ilerledikçe, negatif dış etkenler nedeniyle, algılarımız yavaş yavaş değişir. Daha çekimser davranmaya ve kendimizden şüphe duymaya başlarız. Bir engel veya duyduğumuz acılar bizi alaşağı eder. Bu durum defalarca başımıza gelir ve sonunda artık hayal kırıklığı yaşamak istemediğimize karar veririz. Problemlerle başa çıkmak yerine, onları tamamen görmezden gelme yoluna gideriz.</p>
<p>Sonuç olarak, yaralarımızı sarmak ve boşluklarımızı doldurmak için içki içer ve kendimizi iyi hissettirecek yiyecekler tüketiriz. Evde yaşanan çözülmemiş çatışmalardan uzak kalabilmek için gece geç saatlere kadar çalışırız. Kin tutmaya, akıl oyunları oynamaya, ilerlemek için başkalarını kurnazca aldatmaya başlarız. Bunlar işe yaramadığında daha iyi hissedebilmek için ihtiyacımız olmayan şeyler için para harcama ihtiyacı hissederiz.</p>
<p>Zaman ilerledikçe yaşamlarımızı çok daha zor ve karmaşık bir hale getirir; gerçekte kim olduğumuz ve neye ihtiyacımız olduğunu unuturuz.</p>
<p>O halde herşeyi tekrar eskisi gibi yapmaya ne dersiniz? Tekrar basitleştirelim hayatı. İşte size başlangıç olacak 60 öneri:</p>
<blockquote>
<p align="center"><em>Hayat karmaşık değildir.  Karmaşık olan bizleriz.  Hayat basit,<br />
ve basit olan doğru olandır.<br />
- Oscar Wilde</em></p>
</blockquote>
<ol>
<li>Başkalarının aklını okumaya çalışmayın. Başkalarının da sizin aklınızı okumasını beklemeyin. İletişim kurun.</li>
<li>Kibar olun, ama çevrenizdeki herkesle arkadaş olmaya da çalışmayın. Bunun yerine, sizin için daha önemli olan insanlarla ilişkinizi ilerletmek için vakit harcayın.</li>
<li>Sağlığınız hayatınızdır, onu koruyun. Yıllık olarak checkup kontrolünüzü yaptırın.</li>
<li>İmkanlarınız dahilinde yaşayın. Gerçekten ihtiyacınız olmayan hiçbir şeyi satın almayın. Büyük çaplı alışveriş kararları için tekrar tekrar düşünün. Bir bütçe ve tasarruf planı oluşturun ve bunlara sadık kalın.</li>
<li>Her gece yeteri kadar uyuyun. Yorgun bir beyin genellikle verimli çalışamaz.</li>
<li> 30 dakika erken kalkın ki sabahları çılgınlar gibi ordan oraya koşturmanız gerekmesin <img src='http://www.acemiyim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bu 30 dakika sizi aşırı hız nedeniyle ödemek zorunda kaldığınız trafik cezalarından, gecikmelerden ve gereksiz başağrılarından kurtarabilir.</li>
<li>Kibrinizi bir kenara bırakın, hatta ondan tamamen kurtulun, tokalaşın veya kucaklayın ve harekete geçin.</li>
<li>Vaktinizi kıskançlıkla harcamayın. Mücadele ettiğiniz tek rakip kendi benliğiniz.</li>
<li>Etrafınızı, boşluklarınızı dolduran insanlarla kuşatın. Onların, iyi oldukları şeyleri yapmalarına izin verin ki siz de iyi olduğunuz şeyleri yapabilesiniz.</li>
<li>Yaşam ve çalışma alanınızı düzenleyin. Pratik öneriler için <a title="David Allen - İş Bitirici" href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=84660&amp;sa=98994589" target="_blank">David Allen’ın &#8220;İş Bitirici&#8221; kitabı</a>nı okuyun.</li>
<li>Kullanmadığınız şeylerden kurtulun.</li>
<li>Emin değilseniz birine sorun.</li>
<li>Zamandan tasarruf etmenizi sağlayacak bir ipucu veya gelecekte sürekli olarak kullanabileceğiniz kısa bir yol öğrenmek için biraz zaman ayırın.</li>
<li>Herkesi memnun etmeye çalışmayın. Doğru bildiklerinizi yapın.</li>
<li>Üzgün veya kızgınken alkol veya uyuşturucu ilaçlar kullanmayın. Bunlar yerine yürüyüş yapmayı deneyin.</li>
<li>Faturalarınızı zamanında ödediğinizden emin olun.</li>
<li>Arabanızın deposunu eve gönderken doldurun, sabah telaşlıyken değil.</li>
<li>Bazı sorumlulukları otomatik olarak yerine getirmek için teknolojiyi kullanın.</li>
<li>Önemli 2 dakikalık işleri anında halledin.</li>
<li>İşinize daha yakın bir yere taşının.</li>
<li>Çalmayın.</li>
<li>Kendinize ve başkalarına karşı daima dürüst olun.</li>
<li>Sevdiğiniz insanlara mümkün olduğu kadar sık sık “Seni seviyorum” deyin.</li>
<li>Tek seferde tek işle meşgul olun ve tüm enerjinizi ona verin.</li>
<li>Başka bir tanesine başlamadan önce elinizdeki projeyi bitirin.</li>
<li>Kendiniz olun.</li>
<li>Hafif yüklerle seyahat edin. Gerçekten almanız gerekmiyorsa bırakın  kalsın.</li>
<li>Duş alın. Sonraya ertelemeyin.</li>
<li>Yemek yapmayı öğrenin, ve yemek pişirin.</li>
<li>Haftalık sağlıklı bir menü oluşturun ve sadece ihtiyacınız olan şeyler için alışveriş yapın.</li>
<li>Yemeklerinizi büyük porsiyonlar olarak pişirin. Pazar günü büyük bir tencereyle yaptığınız yemeği hafta içinde birkaç gün tüketerek yemek yapma vaktinizi kısaltabilirsiniz.</li>
<li>Diğer insanların dramlarından uzak durun. Gereksiz yere kendiniz için de yaratmayın.</li>
<li>Nakit ödeyerek satın alın.</li>
<li>Arabanızın, evinizin ve sahip olduğunuz diğer şeylerin bakımını yapın.</li>
<li>Sık sık gülümseyin, hiç tanımadıklarınıza bile&#8230;</li>
<li>Bir şeyi yapmaktan nefret ediyorsanız, yapmayı bırakın.</li>
<li>Herkese, dedenize göstereceğiniz kadar saygı ve bir bebeğe göstereceğiniz kadar sabır ile muamele edin.</li>
<li>Gerektiğinde özür dileyin.</li>
<li>Not tutun.</li>
<li>Meraklı olun. Yeni bir şey öğrenmekten korkmayın.</li>
<li>Daima yeni fikirler ve fırsatlar keşfedin.</li>
<li>Utangaç olmayın. İnsanlarla gruplaşın. Yeni insanlarla tanışın.</li>
<li>Başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğünü çok fazla merak etmeyin.</li>
<li>Zeki, anlayışlı ve sizinle hemfikir olan hoş insanlarla vakit geçirin.</li>
<li>Araba kullanırken mesaj yazmayın. İçkiliyken araba kullanmayın.</li>
<li>Su için.</li>
<li>Sıkıldığınızda yemek yemeyin. Aç olduğunuzda yiyin.</li>
<li>Her gün egzersiz yapın. En basitinden, 30 dakika boyunca uzun, dinlendirici bir yürüyüş yapın veya evinizde egzersiz yapın.</li>
<li>Değiştiremediğiniz şeyleri bırakın gitsin. Yapabildiğiniz şeyler üzerine konsantre olun.</li>
<li>Yapmaktan zevk alacağınız zor bir iş bulun.</li>
<li>Daha sıkı çalışırsnız daha şanslı olacağınızı unutmayın.</li>
<li>Yüreğinizi takip edin. Başkalarının hayal ve arzularını yerine getirmek için hayatınızı harcamayın.</li>
<li>Kendiniz için öncelikler belirleyin ve bunlar doğrultusunda eyleme geçin.</li>
<li>Ağırdan alın ve küçük zaferlerinizin tadını çıkarın.</li>
<li>Şu an içinde bulunduğunuz iyi veya kötü durum eninde sonunda değişecektir. Bu basit gerçeği kabul edin.</li>
<li>Yaptığınız şeyde öne çıkın. Aksi halde kendinizi hayal kırıklığına uğratırsınız.</li>
<li>Olgunlaşın ama çok hızlı büyümeyin.</li>
<li>Düşündüğünüz kadar haklı olmadığınızın farkına varın.</li>
<li>Sizi gururlandıracak birşey yapın veya inşa edin.</li>
<li>Hata yapın, onlardan ders çıkarın, hatırladıkça kahkahalar atın ve arkanızda bırakın.</li>
</ol>
<p>Son olarak, hayatın basit zevklerinin tadını çıkarın. Paranın bile satın alamayacağı zevkler onlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acemiyim.com/hayati-kolaylastirmak-icin-60-oneri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyet Yapanlar için Kurtarıcı 10 Besin</title>
		<link>http://www.acemiyim.com/diyet-yapanlar-icin-kurtarici-10-besin.html</link>
		<comments>http://www.acemiyim.com/diyet-yapanlar-icin-kurtarici-10-besin.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Dec 2011 21:30:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>acemi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fitness ve Spor]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[tok tutan besinler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acemiyim.com/?p=1326</guid>
		<description><![CDATA[Diyet yaparken sadece bir diyet  listesine bağlı kalmanız tek başına yeterli olmayabilir. Çünkü pek çok insan diyet esnasında açlık ve tatlı krizleriyle başa çıkmak zorunda kalır. Eğer tüm besin gruplarına ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-1371" title="diyet-yapanlar-icin-besinler" src="http://www.acemiyim.com/wp-content/uploads/2011/12/diyet-yapanlar-icin-besinler.jpg" alt="Açlığınızı bastıracak yiyecekler" width="230" height="200" align="right" hspace="10" />Diyet yaparken sadece bir diyet  listesine bağlı kalmanız tek başına yeterli olmayabilir. Çünkü pek çok insan diyet esnasında açlık ve tatlı krizleriyle başa çıkmak zorunda kalır. Eğer tüm besin gruplarına açık bir beslenme programınız varsa tercih edeceğiniz aşağıdaki besinler açlık ve tatlı krizlerinizle başa çıkmanıza, metabolizmanızı hızlandırmanıza ve yağ yakmanıza yardımcı olabilir.</p>
<p><strong>1. Yumurta</strong><br />
Bir yumurta yaklaşık 6 gram protein, sadece 4-5 gram yağ ve 78 kalori içerir. Dolayısıyla, yumurta pek çok diyet programının süper starıdır. Bir araştırmaya göre kahvaltıda tostla birlikte 2 yumurtadan yapılan omlet yiyen obez kadınlar 36 saat içinde, aynı kaloriyi bir baget ekmeği ile alan kadınlara oranla daha az yemek yemişlerdir. 36 saat, açlıkla başa çıkabilmek için gerçekten çok uzun bir zaman dilimi—yediklerinizin bu süreyi sizin yerinize atlatmaları hoş olmaz mıydı?</p>
<p><strong>2. Fasulye</strong><br />
Yediklerinizi, midenizde daha uzun süre tutmak, tok kalmanın anahtar noktasıdır. Bu, olası bir şişkinliğe davet çıkarmak gibi gözükse de aslında yavaş sindirilen yiyecekler uzun vadede daha küçük bir mideye sahip olmanızı sağlayabilir. Fasulye, kolesistokinin adı verilen bir sindirim hormonu içerir ve bu hormonun işlevi iştahı bastırmaktır. Bir araştırmaya göre, fasulye yiyen erkeklerdeki kolesistokinin seviyeleri, düşük lifli yiyecekle beslenen erkeklerdekine oranla iki kat daha fazladır. Fasulye ayn zamanda kan şekerinizi dengeler ve atıştırma krizlerini de en aza indirger.</p>
<p><strong>3. Salata</strong><br />
Herkes için yemek yeme süreci bir zevk kaynağıdır. Malzemeleri dilimlemek ve sonrasında her bir lokmada lezzetin tadına varmak salatanın en zevkli tarafıdır. Bunun içindir ki, yemekten önce büyük bir porsiyon salata yiyen kadınların, yemeyenlere oranla %12 daha az ekmek tükettikleri tespit edilmiştir.</p>
<p><strong>4. Elma</strong><br />
&#8220;Bir elma bir gün eder&#8221; cümlesine inanın ve amacınız kilo vermekse sayıyı 3&#8242;e çıkarın! Orta boy bir elmada bulunan 3 gram civarındaki lif ve kan şekeri dengeleyici pektin sayesinde elma ara öğünde yenilebilecek mükemmel bir seçenektir. Araştırmalar, diyetlerine armut veya elmayı dahil etmiş olan kadınların, aynı diyeti yapmalarına rağmen bu meyveleri tüketmeyen kadınlara oranla daha fazla kilo verdiklerini göstermiştir.</p>
<p><strong>5. İnce Dilim Et</strong><br />
Diyet yapanlar için en büyük tehlikelerden biri de kas kaybıdır. Günde birkaç ince dilim et tüketerek bu tehlikeyi elimine edebilirsiniz. Sığır eti ve balıkta bulunan aminoasit lösini kas kaybı olmaksızın kilo vermenize yardımcı olur.</p>
<p><strong>6. Yeşil Çay</strong><br />
İşte Japonların neden gittikçe yaygınlaşan obezite ile daha düşük oranda karşılaştıklarını açıklayabilecek bir neden. Onlar neredeyse her öğünlerinde yeşil çay tüketirler. Yeşil çayda bulunan kateşin adı verilen antioksidanlar metabolizmayı hızlandırarak yağ yakmanızı sağlamaktadırlar.</p>
<p><strong>7. Zeytinyağı</strong><br />
Özellikle salatalarınızda ve sebze haşlamalarınızda kullanacağınız birkaç damla zeytinyağı ile metabolizmanızı hızlandırmanız mümkün.</p>
<p><strong>8. Greyfurt</strong><br />
91 obezin katılımıyla yapılan bir çalışmada, her yemekten önce yarım greyfurt tüketiminin 12 haftada yaklaşık 1,5 kilo verdirdiği gözlemlenmiştir.</p>
<p><strong>9. Sirke</strong><br />
Salata sosu olmanın ötesinde sirke, açlığınızı bastırmaya ve metabolizmanızı hızlandırmaya yarayan doğal asit ve enzimler içermektedir. Sirke ve insülin tepkisi arasında bir bağlantı bulan araştırmalar, sirkenin yemek sonrasında kan şekerinin yükselişini yavaşlatma ve daha uzun süre tok tutma gücünü ortaya koymuştur.</p>
<p><strong>10. Tarçın</strong><br />
Her ne kadar tarçını özellikle kurabiyelerle özdeşleştiriyor olsanız da aslında tarçın diyabetle mücadelede yardımcı bir rol oynamaktadır. Bir araştırma günde bir çay kaşığı tarçın tüketen Tip 2 diyabetlilerin kan şekerlerinin normal düzeylerde kaldığını ve insülin salgılamasının arttığını göstermiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acemiyim.com/diyet-yapanlar-icin-kurtarici-10-besin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Depresyona İyi Gelen Yiyecekler</title>
		<link>http://www.acemiyim.com/depresyona-iyi-gelen-yiyecekler.html</link>
		<comments>http://www.acemiyim.com/depresyona-iyi-gelen-yiyecekler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Nov 2011 21:56:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>acemi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Psikoloji ve Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[bunalım]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[slider]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acemiyim.com/?p=1318</guid>
		<description><![CDATA[Depresyon, sizi kemiren, varlığınızı derinden etkileyen ve yaşamınızı normal bir şekilde sürdürebilme yeteneğinizi sekteye uğratan duygusal çöküntü durumudur. Kendinizi sürekli hüzünlü ve çaresiz bir atmosfer içinde hissetmenize neden olur. Depresyonla ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-1343" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="depresyon" src="http://www.acemiyim.com/wp-content/uploads/2011/11/depresyon.jpg" alt="Depresyonla mücadele" width="230" height="200" />Depresyon, sizi kemiren, varlığınızı derinden etkileyen ve yaşamınızı normal bir şekilde sürdürebilme yeteneğinizi sekteye uğratan duygusal çöküntü durumudur. Kendinizi sürekli hüzünlü ve çaresiz bir atmosfer içinde hissetmenize neden olur. Depresyonla mücadele denilince ilk akla gelen ilaçlar olsa da aslında doğal yollarla da etkili sonuçlar alabilirsiniz. Bu yazıda depresyondan kurtulmanıza yardımcı olacak yiyecekler hakkında fikir edinebilirsiniz.</p>
<p><strong>B Vitaminleri</strong><br />
B vitaminlerinin akli dengemiz ve iyi hissetmemiz üzerinde temel bir etkisi vardır. Folik asit, B6 ve pridoksin gibi B vitaminlerinin yetersizliği depresyona neden olabilir. B6 vitamini, endişe ve sakinlik durumunu kontrol eden sinir taşıyıcılardaki dengenin korunmasından sorumludur. Bu nedenle ıspanak, avokado, tatlı patates, tavuk, ekmek ve siyah fasulye tüketebilirsiniz. Pek çok meyve ve sebze B vitamini içermektedir.</p>
<p><strong>Demir<br />
</strong>Demir eksikliği rahatlıkla depresyona yol açabilir. Pek çok insanı anemi şeklinde etkiler ve kadınlarda PMS(Premenstruel Sendrom) &#8211; Adet öncesi gerginliğin belirtilerinden biri olarak ortaya çıkar. Et, baklagiller, lahana, yeşil yapraklı sebzeler ve tahıllar vasıtasıyla demir ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.</p>
<p><strong>E </strong><strong>Vitamini</strong><br />
E vitamini antioksidan olarak meşhur bir vitamindir ve vücudun bağışıklık düzeyini geliştirir. Ayrıca enfeksiyonları önler ve kırmızı kan hücrelerini güçlendirir. Buğday, bazı kuruyemişler, sebzeler ve meyveler E vitamini yönünden zengin besinlerdir. Bu vitamin en iyi depresyon savaşçılarından biridir.</p>
<p><strong>Çinko</strong><br />
Sindirim sistemi ve metabolizma üzerinde çinkonun önemli bir rolü vardır ve çinko ayrıca yorgunlukla da mücadele eder. Çinko içeren bazı kaynaklar; tam tahıllar, kabak çekirdeği ve buğday ruşeymidir.</p>
<p><strong>Kalsiyum</strong><br />
Kalsiyum doğal bir şekilde uyumanıza yardım eder ve pek çok araştırma kalsiyum yetersizliğinin depresyon ve yorgunluğa neden olduğunu göstermiştir. Süt, brokoli, diğer süt ürünleri, soya peyniri, portakal suyu ve peynir kalsiyum açısından zengin olan kaynaklardır.</p>
<p><strong>Selenyum</strong><br />
Kümes hayvanları, mantar, buğday ve deniz ürünlerinde doğal olarak bulunan selenyum depresyonla mücadele eden en iyi besin gruplarından biridir. İnsan enerjisini yükselterek depresyonu yok etmesinin yanı sıra kanserle de savaşır.</p>
<p><strong>Su</strong><br />
Su, iyi ruh halini teşvik eden, beyin gücünü geliştiren, cilt problemlerini ortadan kaldıran ve motor fonksiyonlarımızı destekleyen benzersiz bir kaynaktır. Su, toksinleri açığa çıkarır ve vücuttan atılmasını sağlayarak kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olur.</p>
<p><strong>Karbonhidratlar</strong><br />
Karbonhidratlar, daha mutlu bir ruh hali veren serotominin üretilmesine yardımcı olurlar. Tam tahıllar gibi iyi karbonhidrat kaynaklarından beslenmeye özen gösterin.</p>
<p><strong>Omega 3 Yağ Asitleri</strong><br />
Balık(ton, somon balığı) ve cevizde bulunan Omega 3 temel yağ asitleri de depresyonla savaşmada yardımcıdırlar. Bunu kanıtlayan pek çok araştırma mevcuttur.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Depresyonla Savaşan Yiyeceklerin Listesi</span></strong></p>
<p>Genel olarak aşağıda listelenen besinler depresyondan kurtulmanıza yardımcı olacaktır:</p>
<ul>
<li>Papaya</li>
<li>Ton balığı</li>
<li>Elma</li>
<li>Kayısı</li>
<li>Karaciğer</li>
<li>Şeftali</li>
<li>Mango</li>
<li>Brokoli</li>
<li>Çilek</li>
<li>Tam tahıllar</li>
<li>Greyfurt</li>
<li>Guava</li>
<li>Tam yağlı süt</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acemiyim.com/depresyona-iyi-gelen-yiyecekler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akupunkturun Faydaları ve Kullanım Alanları</title>
		<link>http://www.acemiyim.com/akupunkturun-faydalari-ve-kullanim-alanlari.html</link>
		<comments>http://www.acemiyim.com/akupunkturun-faydalari-ve-kullanim-alanlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Oct 2011 12:33:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>acemi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[akupunktur]]></category>
		<category><![CDATA[masaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acemiyim.com/?p=1305</guid>
		<description><![CDATA[Akupunktur, batı tıbbı tarafından benimsenmemiş bir konsept olmasına rağmen bugüne kadar pek çok insanın, hastalıklarından kurtulmasına yardımcı olmuştur. Sırf bu nedenle bile hakkında bilgi sahibi olmaya değer. Akupunktur, vücudun sahip ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><a href="http://www.acemiyim.com/wp-content/uploads/2011/10/akupunktur.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1308" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="akupunktur" src="http://www.acemiyim.com/wp-content/uploads/2011/10/akupunktur.jpg" alt="Akupunktur" width="230" height="200" /></a>Akupunktur</strong></em>, batı tıbbı tarafından benimsenmemiş bir konsept olmasına rağmen bugüne kadar pek çok insanın, hastalıklarından kurtulmasına yardımcı olmuştur. Sırf bu nedenle bile hakkında bilgi sahibi olmaya değer.</p>
<p>Akupunktur, <strong>vücudun sahip olduğu doğal iyileştirme yeteneği</strong>ni arttırarak tüm fonksiyonlarını düzenlemek suretiyle rahatsızlıkların tedavi edilmesi temeline dayanan geleneksel bir yöntemdir. Bu teknik binlerce yıl önce Çin&#8217;de kullanılmaya başlanmış ve günümüze kadar gelmiştir.</p>
<p>Akupunktur, <strong>ince tel şeklindeki iğnelerin vücudun belirli noktalarına sokulmasıyla</strong> uygulanır. Eski Çinliler, dünyadaki herşeyin <strong>pozitif ve negatif olarak ayrıldığına</strong> inanırlardı. Buna insan vücudu ve onun pek çok tıbbi durumu da dahildi. Akupunktur da insan vücudundaki bu pozitif ve negatif güçleri dengeleyerek iyileşme sağlamayı amaçlar.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Akupunkturun Fayda Sağladığı Durumlar</span></strong></p>
<p>Akupunkturcular, rahatsızlıklarımızın temel nedeninin, vücudumuzda akan görünmez enerji hatlarındaki-meridyenlerdeki enerjinin bloke edilmesi olduğuna dair güçlü bir inanca sahiptirler. Akupunkturcu iğneyi vücuda soktuğunda enerji yeniden dengelenir ve ağrı yokolur. Batı tıbbı faydadan çok komplikasyon ürettikçe de gitgide daha çok insan akupunktura yönelmeye ve bu teknikten faydalanmaya başlamıştır. Doktorlar tarafından başka çaresinin kalmadığı söylenen ve antibiyotik önerilen kronik hastalık muzdaribi insanlar ağrılarının geçmesi ve doğal iyileşme için akupunkturu tercih etmektedirler.</p>
<p>Akupunkturun en çok fayda sağladığı problemler ise şunlar:</p>
<p><strong>Bel Ağrısı</strong><br />
Pek çok insan bel ağrısı şikayetine başka türlü çare bulamadığı için akupunktur tedavisini tercih ediyor. Bel ağrısının tedavisi için akupunkturun kullanımı hem çok basit hem de iyileşmeye yönelik olumlu cevaplar vermektedir.<strong> Bel ağrısı genellikle kas zorlanması, aşırı yüklenme ve kan pıhtılaşmasından kaynaklanır.</strong> Akupunktur, sadece iğnelerin yardımıyla, rahatsız olan bölgede sağlıklı kan dolaşımını sağlayarak kasları gevşetmekte ve ağrıyı azaltmaktadır.</p>
<p><strong>Beyin Gelişimi</strong><br />
Bu konuyla ilgili araştırmalar halen devam etmekle birlikte, pek çok akupunktur uzmanı, akupunktur uygulamasının beynin belli bölgelerinde pozitif etkilerinin olduğunu iddia etmektedir. Hatta iğnelerin vücuttaki bazı duyguları aktif veya pasif hale getirebileceğini savunmaktadırlar. (Fakat tüm bunlar henüz araştırma aşamasındadır.)</p>
<p><strong>Görme Problemleri</strong><br />
Akupunktur, özellikle <strong>glokom (karasu)</strong> olmak üzere pek çok göz rahatsızlığında kullanılmaktadır. Glokom,  optik sinirlerin görme bozukluğu yaratacak kadar hasar gördüğü ve <strong>kısa vadede iyileştirilmediği takdirde körlüğe neden olabilecek</strong> bir göz hastalığıdır. Glokom kroniktir ve etkili tedavi için doktorlar genellikle göz damlaları, lazer tedavisi ve cerrahi operasyon önerirler. Akupunktur yardımıyla, akupunkturcular, sağlıklı kan dolaşımını hızlandırmak ve böylece görme yetersizliğini ortadan kaldırmaya yarayacak <strong>serotonin gibi nörokimyasalların salgılanmasını</strong> teşvik etmeye çalışırlar.</p>
<p><strong>Fibromyalgia (Lif dokusu iltihabı)</strong><br />
Akupunktur tekniği genel olarak vücudun kas problemleriyle başa çıkmasına yardımcı olduğu için özellikle lif dokusu iltihabı olan hastalara önerilmektedir. Geleneksel Çin tedavi yöntemlerinin kullanımıyla, akupunkturcular vücutta ihtiyaç duyulan bölgelere kan ve enerjiyi hareket ettirerek problemi teşhis ederler. Lif dokusu iltihabının tedavisi geciktirildiği takdirde zamanla <strong>kas ağrıları, hareket kaybı ve uyuma güçlüğü</strong> ortaya çıkabilmektedir.</p>
<p><strong>Kabızlık, Hazımsızlık ve İshal</strong><br />
Kabızlık pek çok nedenle ortaya çıkmış olabilir. <strong>Susuz kalmak, düşük lifli bir diyet uygulamak, stres ve hareket azlığı</strong> en yaygın nedenlerdendir. Pek çok insan sağlıklı bir beslenme programına uymadığı için kabızlık, hazımsızlık ve ishal günümüzde oldukça sık görülür. Akupunkturun, <strong>Çin şifalı bitkileriyle</strong> birlikte uygulanması mide ve bağırsak bozuklukları ile mücadelede oldukça etkili olabilmektedir. Tedavi sürecinde daha iyi bir sindirim sistemi ve sağlıklı bağırsak hareketleri üzerinde de odaklanılması gerekecektir. Akupunktur bu noktada, ince ve kalın bağırsakları nemlendirerek ve toksinlerin vücuttan atılmasını kolaylaştırarak fayda sağlamaktadır. Ağır seyreden ishal durumlarında akupunktur, sindirim sistemindeki vital enerjiyi serbest bırakarak dışkılamanın normale dönmesine yardımcı olur.</p>
<p><strong>Başağrısı</strong><br />
Son zamanlarda sürekli başağrısı çeken pek çok insan artık doktora gitmek yerine akupunktur tedavisine başvurmaktadır. Akupunkturun başağrısı için ne kadar faydalı olduğu ve hızlı bir çözüm sunduğu artık herkesçe bilinmektedir. Özellikle stres ve gerilimden kaynaklanan başağrıları için uzmanlar akupunkturu tavsiye etmektedirler. Geleneksel tıbbın tersine, akupunktur başağrısını <strong>ileriye dönük</strong> olarak iyileştirme olanağı sunmaktadır.</p>
<h3><span style="text-decoration: underline;">Akupunkturla İyileştirilebilen Rahatsızlıklar</span></h3>
<p>Yukarıdakilere ek olarak akupunkturun faydasının olduğu kanıtlanmış olan rahatsızlıklar:</p>
<ul>
<li>Erkek ve kadınlarda kısırlık</li>
<li>Diş ağrısı</li>
<li>Ameliyat sonrası ağrılar</li>
<li>Mide bulantısı</li>
<li>Kusma</li>
<li>Tüm alerjiler</li>
<li>Kadın hastalıkları</li>
<li>Depresyon</li>
<li>Osteoartrit (Kemik iltihabı)</li>
<li>Dizanteri (Kanlı basur)</li>
<li>Hamilelikteki sabah bulantıları</li>
<li>Astım</li>
<li>Omuz ağrısı</li>
<li>Uykusuzluk rahatsızlığı</li>
</ul>
<h3>İnsan Vücudundaki Akupunktur Noktaları</h3>
<p><a href="http://www.acemiyim.com/wp-content/uploads/2011/10/akupunktur-noktalari.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-1324" title="Akupunktur noktaları" src="http://www.acemiyim.com/wp-content/uploads/2011/10/akupunktur-noktalari-250x500.jpg" alt="Akupunktur noktaları" width="250" height="500" /></a></p>
<p>Akupunkturun, farklı bireylerde farklı etki düzeylerinin olacağını bilmek de önem taşımaktadır. Her bireyin bünyesi farklıdır ve dolayısıyla akupunktur yaptırırken, akupunktur uzmanından avantaj ve dezavantajlarının neler olacağını öğrenmeniz yerinde olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acemiyim.com/akupunkturun-faydalari-ve-kullanim-alanlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aromaterapinin Faydaları</title>
		<link>http://www.acemiyim.com/aromaterapinin-faydalari.html</link>
		<comments>http://www.acemiyim.com/aromaterapinin-faydalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Oct 2011 12:25:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>acemi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[aromaterapi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acemiyim.com/?p=898</guid>
		<description><![CDATA[Aromaterapi, alternatif tıp yöntemi olarak keşfedilmesinden neredeyse 5000 yıl önce bile Mısırlılar tarafından kullanılan bir tedaviydi. O zamanki kullanımında, aromalı bitkilerin demlenmesi ile elde edilen aromaterapi yağlarından, mumyalamada, kozmetikte ve tıbbi amaçlarla faydalanılmaktaydı. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-full wp-image-1301" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="aromaterapi-yagi" src="http://www.acemiyim.com/wp-content/uploads/2011/10/aromaterapi-yagi.jpg" alt="Aromaterapi" width="230" height="200" />Aromaterapi</strong></em>, alternatif tıp yöntemi olarak keşfedilmesinden neredeyse 5000 yıl önce bile Mısırlılar tarafından kullanılan bir tedaviydi. O zamanki kullanımında, aromalı bitkilerin demlenmesi ile elde edilen <strong><a title="Aromaterapi Yağları ile İyileşin" href="http://www.acemiyim.com/aromaterapi-yaglari-ile-iyilesme.html">aromaterapi yağlar</a>ından, </strong>mumyalamada, kozmetikte ve tıbbi amaçlarla faydalanılmaktaydı. Bu bilginin Yunanlılara aktarılması, rahatlama, bazı çiçeklerin amberlerinin uyarıcı etkileri gibi yeni keşiflerin de temelini oluşturmuştur. Daha eskilere gidersek, antik çağlardaki erkeğin temel ihtiyaçları ve hayatta kalma mücadelesi için çevresine bağımlı olması, onun, şifalı otları ve aromaları kullanarak, yiyecekleri muhafaza etmenin ve pek çok rahatsızlığı iyileştirmenin doğal yollarını keşfetmesine neden olmuştur.</p>
<h2>1. Aromaterapinin Doğudaki Kökenleri</h2>
<p>Aromaların kullanımı, 300&#8242;den fazla bitki ve onların farklı uygulamalarıyla ilgili detayları içeren ve MÖ 2700 yılında Shen Nung tarafından yazılmış olan bir Çin şifalı otlar kitabında da yer bulmuştur. Eski Çinliler -günümüzde hala uygulaması vardır- dini seremonilerinin bir parçası olarak tütsü yakarlardı. Ayrıca güzel kokular akupunkturun, masajın ve Çinliler tarafından uygulanan pek çok terapinin de bir parçasıdırlar.</p>
<h2>2. Aromaterapinin Güncel Tedavilerde Kullanımı</h2>
<p>Günümüzde pek çok kişi sağlığına ve iyi yaşama daha fazla önem veriyor. Ameliyat ve sağlık sigortası gibi geleneksel tıp masrafları, pek çok insanı, aromaterapi, esansiyel yağ terapileri  gibi alternatif tedavi şekillerine doğru bir arayışa itmektedir.</p>
<h2>3. Aromaterapide Temel Faktörler</h2>
<p>- Fiziksel, ruhsal ve mental sağlığın tamamen doğal yollarla dengelenmesini sağlar<br />
- Bazı durumlarda, alternatif iyileşme yöntemleri, geleneksel tedaviler için güçlü ve etkin bir tamamlayıcı tedavi olarak ele alınmaktadır<br />
- Aromaterapinin temel unsuru <a title="Bitkisel aromaterapi yağları" href="http://www.terapipazarlama.com/12-bitkisel-yaglar" target="_blank">esansiyel yağlar</a>dır<br />
- Esansiyel yağlar iyileştirme etkileriyle bilinen yüksek konsantreli esanslardır</p>
<h2>4. Esansiyel Yağlar</h2>
<p>Aromalı yağlar genellikle, çiçeklerden elde edilir; bu çiçek gül veya reyhansa yaprakları, filizleri, dış kabuğu, meyvesin kabuğu veya diğer kısımları kullanılır. Uzmanlar, öz çıkarmanın zaman alıcı, karmaşık ve çok fazla sabır gerektiren bir işlem olduğunu belirtmektedirler. Çünkü; örneğin yaklaşık 5 çay kaşığı yağ 10 kg gül yaprağı gerektirebilir. Saf esansiyel yağların pahalı olmasının nedeni de budur; ancak bu durum, istenen sonucun alınabilmesi için sadece birkaç damlalık kullanımın yeterli olması nedeniyle esansiyel yağların şöhretine gölge düşürmemektedir. Eğer daha düşük fiyatlı sentetik yağları kullanmayı tercih edecekseniz, doğal olanların vereceği sonucu alma garantinizin olmadığın da bilmelisiniz.</p>
<h2>5. Aromaterapinin Faydaları</h2>
<p>Esansiyel yağlar, koklama hissini ve ardından da beyin ve limbik sistemi uyarma yoluyla iş görürler Koku, diğer özellikler ve yağın etkileri, vücudun ve organlarının nasıl uyarılacağını belirleyen faktörlerdir. Bir aromaterapi masajı esnasında  yağ solunup aynı zamanda vücut tarafından emilerek deriye nüfuz eder ve sonuç olarak organlara ve vücut sistemlerine ulaşır. Absorbe edilmesi 20 dakika gibi kısa bir zamanda olabileceği gibi 2 saate kadar da uzayabileceği için, istenen etkiyi maksimize etmek için uzmanlar masajdan hemen sonra duş alınmamasını önermektedirler.</p>
<h2>6. Saatlerce Değil, Günlerce Süren Etki</h2>
<p>Kokunun kalıcılığı 3-24 saatten 2-3 güne kadar değişkenlik göstermektedir. Okaliptus, nane, kekik ve bergamot kısa ömürlü esanslar arasındadır. Zufaotu, lavanta, melisa ve diğer yağların esansları 2-3 gün sürer. Yasemin, sandalağacı, zencefil ve erzağacı yağlarının tamamen buharlaşması 1 haftayı bulmaktadır.</p>
<h2>7. Dinginlik Hissini Yaşayın</h2>
<p>Arzuladığınız sağlık dengesi için kararında bir parfüm veya kalıcılığına göre 3 tür esansiyel yağın birleşimini kullanabilirsiniz. Bu birleşimler veya aromaterapi karışımı, rahatlamak, stres ve depresyonu elimine etmek, enerjinize tekrar kavuşmak ve sakinleşmek için ılık bir banyo suyuna ilave edilebilir. Bir masajın iyileştirici ve sakinleştirici etkisi esansiyel yağlar uygulanarak arttırılabilir. Ancak, ciltte herhangi bir tahriş veya reaksiyon oluşmaması için yağ seçimini dikkatli yapmalısınız.  Esansiyel yağları seyreltmek için <a title="Avokado yağı" href="http://www.terapipazarlama.com/bitkisel-yaglar/54-avokado-yagi-20-ml.html" target="_blank">avokado yağı</a>, <a title="Zeytin yağı" href="http://www.terapipazarlama.com/bitkisel-yaglar/91-ozonlu-zeytin-yagi-20-ml.html" target="_blank">zeytin yağı</a>, ayçiçeği yağı, <a title="Buğday özü yağı" href="http://www.terapipazarlama.com/bitkisel-yaglar/52-ardic-yagi-20-ml.html" target="_blank">buğday özü yağı</a>, <a title="Acıbadem yağı" href="http://www.terapipazarlama.com/bitkisel-yaglar/47-acibadem-yagi.html" target="_blank">acıbadem yağı</a>, soya yağı ve fındık yağı çeşitlerini kullanabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acemiyim.com/aromaterapinin-faydalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kafein Tüketirken Dikkat</title>
		<link>http://www.acemiyim.com/kafein-tuketirken-dikkat.html</link>
		<comments>http://www.acemiyim.com/kafein-tuketirken-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Sep 2011 09:14:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>acemi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acemiyim.com/?p=1266</guid>
		<description><![CDATA[Kafein, belli bitkilerde bulunan doğal bir içeriktir. Doğal olmasıyla birlikte yapay olarak da üretilerek bazı gıdalarda katkı maddesi olarak da kullanılabilmektedir. Sinir sistemimizde uyarıcı etkisi olan kafeinin aynı zamanda idrar ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-1270" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="Aşırı kahve tüketimi" src="http://www.acemiyim.com/wp-content/uploads/2011/09/asiri-kahve-tuketimi.jpg" alt="Aşırı kahve tüketimi" width="230" height="200" />Kafein, belli bitkilerde bulunan doğal bir içeriktir. Doğal olmasıyla birlikte yapay olarak da üretilerek bazı gıdalarda katkı maddesi olarak da kullanılabilmektedir. Sinir sistemimizde uyarıcı etkisi olan kafeinin aynı zamanda idrar söktürücü bir rolü de bulunur. Kafein dozaşımı ise, kafeinin önerilen dozajdan daha fazla tüketilmesi durumunda ortaya çıkan bir durumdur. Peki kahve haricinde hangi gıdaların kafein içerdiğini biliyor musunuz? Bunların arasında karbonatlı içecekler, bazı çay çeşitleri ve sıcak olanı da dahil olmak üzere çikolata vb. gıdalar da bulunmaktadır.</p>
<p>Kafeinin neden olduğu problemlerin semptomları arasında:</p>
<ul>
<li>Nefes tıkanıklığı</li>
<li>Kafa karışıklığı</li>
<li>Kasılma durumları</li>
<li>Ateş</li>
<li>Halisünasyonlar</li>
<li>Düzensiz kalp çarpıntısı</li>
<li>Mide bulantısı ve kusma</li>
<li>Uyku bozuklukları</li>
</ul>
<p>bulunmaktadır. İnsanlar kafeini genellikle kahve tüketimi ile ilişkilendirseler de aslında çaylar, kakao ve asitli içecekler de kafein içermektedirler. Kafein en çok, psikoaktif ilaçlardaki kullanımıyle bilinmektedir. Aşırı miktarda tüketimi sinir sisteminden cilde kadar tüm organizmayı etkileyebilir. Kandaki stres hormonunu yükselterek, insan organizmasını temizleyen enzimatik sistemleri engeller ve sinirsel tepki sistemi sistemini zayıflatabilir. Bazı durumlarda da kafein, genel zayıflık durumu, baş dönmesi, anksiyete ve depresyonla da ilişkilidir.</p>
<p>Belli bir içecekteki kafein düzeyini belirleyen faktör, çay veya kahvenin hazırlanma şeklidir. Bir kupa hazır kahvede yaklaşık olarak 65mg kafein bulunurken, filtre kahve bardak başına 110mg kafein içerir. Siyah çay ve kafein bazlı asitli içeceklerin bir porsiyonunda ise yaklaşık 30-65 mg kafein vardır. Sıcak çikolatada bu miktar bir bardak için 5 mg; 60 gramlık bir çikolata için 10-40 mg arasındadır .</p>
<p>Kafein kandaki şeker miktarını da yükseltir. Ayrıca kırmızı kan yağlarını ve tansiyonu da yükseltebilir. Merkezi sinir sistemini uyarır ve dolayısıyla dinlenmeye duyduğunuz ihtiyacı hissetmemenize neden olur. Kalp çarpıntısı yapar. Uzun vadede kemik sağlığımızı tehdit edecek olan, kalsiyum ve magnezyumun idrar yoluyla vücuttan atılması da aşırı kafein tüketiminin bir sonucudur.</p>
<p>Hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre de, aşırı kafein dozları doğuştan kemik bozukluklarına neden olmakta, fetüs gelişimini geciktirmekte, doğum kilosunu düşürmekte ve ölü doğan hayvan yavrularının sayısını arttırmaktadır. Günde iki bardak gibi düşük dozlarda ise kafeinin yan etkisi kemik gelişimin yavaşlaması olmuştur. Araştırmacılar, az miktarlarda kafein verilen kobay farelerinde yetişkinlikleri süresince devam eden bazı davranış değişiklikleri farketmişlerdir.</p>
<p>Yine bazı araştırmalar hamileler tarafından tüketilen aşırı kafein miktarı ile prematüre doğumun anormal bir şekilde tekrar etmesi ve yenidoğanda düşük doğum ağırlığı görülmesi arasında bir ilişki olabileceğini göstermiştir. Kahve ve diğer kafein içeren içecekler demir emilimini %40-%60 oranında azaltabilmektedir.</p>
<p>Günlük 650-1000mg&#8217;lık kahve alımı kafeinizm &#8211; ya da diğer adıyla, uzmanlara göre endişe nevrozu ile eşdeğer olan bir sendrom olan kafein-kaynaklı organik mental bozukluk- görülmesi ile sonuçlanabilir. Kafeine duyarlılığı olan insanlar, 300 mglık tüketim sonucunda pek çok anksiyete ve depresyon belirtileri gösterebilirler. Pediyatristler de, hiperaktif davranış bozukluğu riskine karşı, çocukların kafein tüketmelerinden son derece kaygı duymaktadırlar. Hamileler, emziren anneler ve çocuklar kafein içeren her türlü gıdadan uzak durmalıdırlar.</p>
<p>Çikolata ve kakaodan vazgeçemeyenler için, aşırıya kaçmadan küçük porsiyonlar olarak tüketmelerinde herhangi bir sakınca yoktur. Çikolata ve kakao ihtiyacınızı karşılayacak alternatif bir besin arıyorsanız keçiboynuzu ideal bir seçim olur. Asitli içecekler yerine ise su veya taze sıkılmış meyve-sebze suyu; sıcak çikolata ya da kahve yerine de size daha faydalı olacak <a title="Bitkisel çaylar" href="http://www.terapipazarlama.com/5-bitkisel-caylar" target="_blank">bitkisel çay</a>ları doktorunuza danışarak tüketebilirsiniz.</p>
<p>Eğer yüksek oranda kafein tükettiğinizi düşünüyor;ve yukarıda yazılı olan semptomlardan bir veya birkaçından şikayetçiyseniz, doktorunuza başvurarak kafein kaynaklı herhangi bir tıbbi sorununuzun olup olmadığını kontrol etmeniz yararınıza olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acemiyim.com/kafein-tuketirken-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mekik Doğru Yapılırsa Etkilidir</title>
		<link>http://www.acemiyim.com/mekik-dogru-yapilirsa-etkilidir.html</link>
		<comments>http://www.acemiyim.com/mekik-dogru-yapilirsa-etkilidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Sep 2011 11:35:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>acemi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fitness ve Spor]]></category>
		<category><![CDATA[karın egzersizi]]></category>
		<category><![CDATA[kas yapma]]></category>
		<category><![CDATA[mekik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acemiyim.com/?p=1255</guid>
		<description><![CDATA[Boy aynanızda bel kenarlarınızdan fırlayan fazlalıkları farkedip bunlardan nasıl kurtulacağınızı düşünürken aklınıza ilk gelen egzersiz mekik olur. Bazı vücut geliştiricilerin egzersiz programlarında da mekik çekmenin önemli bir yeri vardır. Bununla ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1264" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="Doğru mekik nasıl çekilir" src="http://www.acemiyim.com/wp-content/uploads/2011/09/dogru-mekik-nasil-cekilir.jpg" alt="Doğru mekik nasıl çekilir" width="230" height="200" />Boy aynanızda bel kenarlarınızdan fırlayan fazlalıkları farkedip bunlardan nasıl kurtulacağınızı düşünürken aklınıza ilk gelen egzersiz mekik olur. Bazı vücut geliştiricilerin egzersiz programlarında da mekik çekmenin önemli bir yeri vardır. Bununla birlikte bazıları da mekiğin işe yaramadığını, yararından çok zararırının olduğunu söylemektedir. Bir tarafta düzenli olarak mekik çeken vücut geliştirme uzmanları, diğer tarafta da mekiği eleştirenler&#8230;Ortada böyle bir çekişmenin olmasının tek bir sebebi vardır: Mekik hareketlerinin doğru şekilde yapılmaması&#8230;Yanlış yapılan mekik ancak yorulmanıza ve hatta kendinizi incitmenize neden olacaktır.</p>
<p><strong>Mekik Size Nasıl Fayda Sağlar?</strong><br />
Mekiği egzersiz rutininize dahil etmeden önce sormanız gereken ilk soru budur. Sanılınanın aksine, mekik tek başına, kolaylıkla &#8220;<strong>six-packs</strong>&#8221; görüntüsüne kavuşmanızı sağlamaz. Mekiğin amacı karın bölgenizdeki yağları yakmak değil karın kaslarınızı güçlendirmektir. Çoğu kişi kilo vermenin bölgeselleştirilebileceğine; dolayısıyla mekik çekerek mide bölgelerindeki yağlardan kurtulabileceklerine inanır. Bilmeniz gereken nokta şu ki; mekik çekmek orta bölgenizi güçlendirecektir. Tüm vücudunuzun yağ yakmasını sağlayacak bir egzersizler bütünü oluşturmadığınız sürece de karnınızda kas kütlesi görmeniz mümkün değildir.</p>
<p><strong>Mekik Çekmenin Doğru Tekniği Nedir?</strong><br />
Mekik çekmek özellikle spor salonlarında yaygın olarak göreceğiniz bir egzersizdir. Dikkatle gözlemlediğinizde pek çok mekik hareketinin yanlış yapıldığını farkedebilirsiniz. Aylarca her gün 50 mekik çekip yine de gözle görülür sonuçlar alınanamamasının nedeni budur.</p>
<p>En iyi sonuçları almak için mekik çekerken şunlara dikkat edin:</p>
<ul>
<li>Tamamen düz bir zemine uzanın.</li>
<li>90 derecelik açı oluşturacak şekildi dizlerinizi bükün.</li>
<li>Ayaklarınızı omuz mesafesi arasında tutun.</li>
<li>Ayaklarınız yerde tamamen düz olmalıdır.</li>
<li>Ellerinizi yere paralel bir şekilde veya göğsünüzün üzerinde ya da kafanızın arkasında tutabilirsiniz.</li>
<li>Şimdi gövdenizi yavaşça dizlerinize doğru kaldırın.</li>
<li>Sadece karın kaslarınızı kullandığınızdan emin olun.</li>
<li>Yerle aranızda 40-50 derecelik bir açıyı yakaladığınızda 5 saniye boyunca pozisyonunuzu koruyun.</li>
<li>Ardından yavaşça yere doğru yatın.</li>
<li>Kalkarken nefes verin, geri yatarken nefes alın.</li>
<li>Başlangıç seviyesinde en az 5 tekrar yapın. Tekrarları yavaş yavaş arttırın.</li>
</ul>
<p><strong>En İyi Sonucu Nasıl Alırsınız?</strong><br />
Mekik çekerek daha iyi sonuçlar alabilmeniz için dikkat etmeniz gerekenler:</p>
<ul>
<li>Mekik hızınızı arttırmanın herhangi bir yararı yoktur.</li>
<li>Mekik çekerken mümkünse birinden bacaklarınızı sıkıca tutmasıı isteyin.</li>
<li>Ani hareketler yapmadan, mümkün olduğunca yavaş hareket edin.</li>
<li>Kendinizi hazır hissettiğinizde mekiklerinizin yoğunluğunu arttırabilirsiniz.</li>
<li>Sırt problemlerine yol açabileceğinden dümdüz bacaklarla mekik çekmekten kaçının.</li>
<li>Asla dolu bir mideyle mekik çekmeyin. Aksi halde kusmanıza neden olabilir!</li>
<li>Mekikle birlikte, sağ dirseği sol dize bükmek gibi hareketlerin yapılmasının bir faydası yoktur.</li>
<li>Mekik çekerken dizlerin bükülmesinin nedeni,  kalça bölgesinde bulunan bükücü kasların etkisinden kaçınmaktır.</li>
<li>Mekik esnasında parmaklarınızı başınızın arkasında kilitlemeyin.</li>
<li>Mekiğe ek olarak diğer zayıflama egzersizlerini de uygulayın.</li>
<li>Her bir set arasında bir dakika dinlenin.</li>
<li>İstenilen sonuçların alınması için mekik düzenli olarak yapılmalıdır.</li>
</ul>
<p>Doğru şekilde ve düzenli olarak yapılan mekik karın kaslarınızı güçlendirmek için ideal bir egzersizdir. Herhangi bir şekilde zorlanma veya ağrı hissederseniz hemen bırakın. Mekikle birlikte yapacağınız başka egzersizlerle harika sonuçlar elde edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acemiyim.com/mekik-dogru-yapilirsa-etkilidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayatınızı Pozitif Enerjiyle Doldurun</title>
		<link>http://www.acemiyim.com/hayatinizi-pozitif-enerjiyle-doldurun.html</link>
		<comments>http://www.acemiyim.com/hayatinizi-pozitif-enerjiyle-doldurun.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Sep 2011 13:00:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>acemi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Psikoloji ve Kişisel Gelişim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acemiyim.com/?p=1235</guid>
		<description><![CDATA[Çoğumuzun hayat enerjisi, biz onu pozitif veya negatif enerjiye çevirmeden önce, nötür durumdadır. Evrende herşey kendi enerjisiyle varolsa da, her bir ruh ve aura, bu enerjinin alışverişi, gelişimi ve etkileşimi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1248" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="Pozitif enerji" src="http://www.acemiyim.com/wp-content/uploads/2011/09/pozitif-enerji.jpg" alt="Pozitif enerji" width="230" height="200" />Çoğumuzun hayat enerjisi, biz onu pozitif veya negatif enerjiye çevirmeden önce, nötür durumdadır. Evrende herşey kendi enerjisiyle varolsa da, her bir ruh ve aura, bu enerjinin alışverişi, gelişimi ve etkileşimi özelliğine sahiptir. İnsan tarafımız bizi daha duygusal ve olumsuzluklara karşı daha savunmasız bir duruma sokar. Ruhumuz, çevresinde pozitif bir ortam oluşturmakta başarısız olduğunda, daha çaresiz ve karamsar hissetmemize neden olacak daha geniş bir alan yaratmaya başlar. Olumsuzluk en çok da bireyin kendisi tarafından yaratılır. Düşünceler, hisler, kelimeler ve hatta negatif bir tavır bile çevrenizde negatif enerjinin oluşmasına neden olabilir. Sizinle etkileşim kuran insanlar ve ziyaret ettiğiniz yerler bile negatif enerjiye sahip olabilir. Negatif enerji, ona inanan her yaşam özünü etkileyebilir. Yavaşça büyümeye başlayarak ruhumuzu ve beynimizi ele geçirir. Olumsuz dalgaların bizi etkilemesine izin vermemek ve çevremizdeki olumlu şeyler üzerine odaklanmamız mutlu olabilmek ve mutlu edebilmek için kendimize olan sorumluluklarımzdan biridir.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Oumlu bir Ruh ve Kişilik İnşa Etmek</span></strong></p>
<p>Tüm iyi şeyleri ve pozitif enerjiyi çekmek için varlığınız ve auranız iyi bir alıcı olmalıdır. Size kendinizi iyi hissettirecek ve iç dünyanızı keşfetmenize yardım edecek bu enerjiyi kabul edebilmek için daima açık olmalısınız. İşte pozitif enerjiyi kendinize çekmek için yapabilecekleriniz:</p>
<ul>
<li>Pek çok insan kader ve alınyazısına inanır. Temelde iyi olan bu inançla ilgili yanlış birşey yoktur. Yanlış olan şudur ki; çoğu insan kaderine lanet eder ve negatif tutum ve davranışlarına bahane olarak bunu kullanır. Sorunların üstesinden gelip aydınlık tarafı görmeyi reddetmek daha kolay gelir. Karamsar insanlar daima karanlıktan şikayet ederler; halbuki ışığı görmek için tek yapmaları gereken pencereye doğru birkaç adım yürümek ve gözlerini açarak güneşi görmektir. Buradaki temel nokta çaba göstermektir.</li>
<li>Sürekli hatalarınız üzerinde durmak yerine, kendinizi analiz ederek işe başlayın ve iyi yönlerinizi vurgulayın. Diğerlerinden neden ve nasıl daha iyi olduğunuzun farkına varmaya çalışın. Olduğunuz kişi için mutluluk duyun. İnsanın kendisinden memnun olması büyük bir saadet ve huzur getirir.</li>
<li>Hayatı karşınıza çıktığı gibi kabul edin ve kucaklayın. Hayatın ve koşulların kontrolünü ele geçirmeye çalışmaktan vazgeçin. Her anınız için elinizden gelenin en iyisini yapın ve gerisini hayata bırakın. Yaşamı sürekli sorgulamaktan vazgeçin; asla günlük güneşlik veya uzun süre bulutlu olmayacak.</li>
<li>Meditasyon önemli bir araçtır. Ruhunuzla ve varoluşunuzla iletişim kurmanıza yardım eder. Varoluşunuzun derinliklerine indikçe kendinizden daha çok zevk alacaksınız.</li>
<li>Egzersiz ve yoga daima zinde olmanızı sağlar. Sağlıklı bir vücut iyi hissetmenize ve kendiniz hakkında pozitif duygulara sahip olmanıza yardım eder.</li>
<li>Geçmişinizi ve pişmanlıklarınızı gözden geçirin. Kötü anılarınıza ve iç dünyanızdaki çatışmalara yol vermediğiniz sürece ruhunuzun iyileşmesini sağlayamazsınız. Bu nedenle geçmişi affetmeniz şarttır. Olumsuzluk depresyona, asabiyete ve pişmanlığa uygun zemin hazırlayan bir tutumdur. Yaşamınızdan tüm olumsuz his ve duyguları çıkarın.</li>
<li>Minnettar ve şefkatli olun. Egonuzu bir kenara bırakarak sadece varlığınızın yaşama uyum göstermesine izin verin. İnsanları asla küçümsemeyin, onlara saygıyla yaklaşın. Sizin insanlara davranış biçiminiz onların size davranış biçimini de belirliyor olabilir.</li>
<li>Kıskançlıktan uzak durun, diğerlerinin mutluluklarındaki yalnızlığı bulun. Hata ve kusur aramaktan da vazgeçin. Negatif enerji kıskançlık ve kin duyguları ile hayat bulur.</li>
<li>Hayallerinize inanın ve amaçlarınıza ulaşmak için tüm gücünüzle çalışın. Neler hissettiğinizi not alın. Gün içinde başınıza gelen iyi şeyleri ve duygularınızı yazın. Güzel bir gün için kendinize minnet duyun.</li>
<li>Yaşamınızı dengede tutun. İniş ve çıkışlar hayatın birer parçasıdırlar. Dolayısıyla bazen karamsarlığa düşseniz de paniğe kapılmadan yüzleşin. Her zaman dört dörtlük yaşamak mümkün değildir.</li>
<li>Başkalarına yardım edin; fakat kendinize vakit ayırmayı da ihmal etmeyin. Kendinize öncelik verin. Bu sizin bencil olduğunuzu göstermez. Dürüstlüğü ilke edinin ve aşırı eleştirel davranmayın.</li>
<li>Duygusal ve fiziksel stresi uzaklaştırmak için kendinize yeterince zaman ayırın. Rahatlatıcı bir masaj veya spa seansı arada bir mola vermek için iyi seçeneklerdir.</li>
<li>Kendinizi doğanın kucağına atın. Huzurlu atmosferin tadını çıkarın ve derin derin nefes alın. Vücudunuzun her köşesinde temiz havanın iyileştirici etkisini hissedin. Kendinizle başbaşa zaman geçirin.</li>
<li>Ruhunuzu dinlendirecek müzikler dinleyin.</li>
<li>Aromaterapi ile doğrudan duygularınıza hitap edin.</li>
<li>Herşeyin pozitif yönlerini görmeye çalışın. Kadere lanet okumayın. Kendinizi ve etrafınızda şekillenen yaşamı kabul edip sevin. İyi ve güzel bir gelecek hayal ederek onu gerçekleştirme yolunda ilk adımı atın.</li>
</ul>
<p>Bu listenin bir sınırı yoktur. Ufacık şeyler bile pozitif enerjiyi elde etmenizi sağlayabilir. Pozitif enerjiyle dolu bir yaşama kavuşmak için önce ona inanmalısınız. En önemlisi de çevrenizde sadece pozitif bulduğunuz şeyleri ve insanları bulundurun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acemiyim.com/hayatinizi-pozitif-enerjiyle-doldurun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>C Vitamini ile Güzelliğin Sırrını Keşfedin</title>
		<link>http://www.acemiyim.com/c-vitamini-ile-guzelligin-sirrini-kesfedin.html</link>
		<comments>http://www.acemiyim.com/c-vitamini-ile-guzelligin-sirrini-kesfedin.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Sep 2011 21:32:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>acemi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[anti-aging]]></category>
		<category><![CDATA[c vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[slider]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.acemiyim.com/?p=1237</guid>
		<description><![CDATA[Yaşlanma belirtilerini tersine çevirmek ve gençlik ışıltasını korumak hepimizin en güçlü arzularındandır. Ancak, profesyonel ve sosyal yaşamlarımızın meşguliyetlerini göz önünde bulundurduğumuzda güzellik kürleriyle uğraşmak aklımızdaki en son şeydir. Bu ihmalkarlığımızın ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1241" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="c-vitamini-ile-guzellik" src="http://www.acemiyim.com/wp-content/uploads/2011/09/c-vitamini-ile-guzellik.jpg" alt="C Vitamini ile Güzellik" width="230" height="200" />Yaşlanma belirtilerini tersine çevirmek ve gençlik ışıltasını korumak hepimizin en güçlü arzularındandır. Ancak, profesyonel ve sosyal yaşamlarımızın meşguliyetlerini göz önünde bulundurduğumuzda güzellik kürleriyle uğraşmak aklımızdaki en son şeydir. Bu ihmalkarlığımızın yansımaları, yavaş yavaş, solmuş cildimizde, dökülen saçlarımızda, artan koyu halkalarda ve kırılan tırnaklarımızda kendini göstermeye başlar. Sonradan telaşa kapılmamak için, güzelliğinizi en baştan korumanın sırrını öğrenmek üzeresiniz. C vitamini, pek çok cilt problemine karşı eski zamanlarda kullanılan ev yapımı ilaçların gizli içeriğidir. Peki C vitamini size nasıl yardım edebilir:</p>
<p><strong>Işıltılı bir cilt için C vitamini</strong><br />
Sert ve değişken hava koşulları cildinizin kurumasına ve solmasına neden olur. Rahatsız edici bu kuruluk, daha sonra yara ve acıya neden olacak kaşıntılara yol açar. Cilt kurumasını önlemenin en basit  yolu, beslenme programınızda C vitaminine ağırlık vermektir. Vücudumuz bu önemli vitamini üretip depolayamadığından genellikle takviye olarak almamız gerekmektedir. Günlük 60 mglık C vitamini cildinizin kurumasını engelleyerek ihtiyacınız olan nemi geri kazandıracaktır. C vitamininin en önemli özelliği kolajen oluşumuna ve cildin elastikiyet kazanmasına yardımcı olmasıdır. Kolajen, cilt yapısından sorumlu bir çeşit liftir. Dolayısıyla daha güçlü bir cilt yapısı sizi yaşlanma belirtilerinden ve erken yaşlanmadan korur. Güneşlenme gibi faktörlerle güneş ışınlarının neden olduğu yaşlanma ve kırışıklıklar türündeki hasarlardan korunmanın en etkili yolu beslenmenize turunçgiller ve sebzeleri dahil etmektir.</p>
<p><strong>Akne izleri için C vitamini</strong><br />
Akne probleminin en can sıkıcı tarafı neden olduğu izlerdir. Eğer izler hafif seviyedeyse makyajla maskelemek mümkün olabilir. Ancak izlerin daha koyu olduğu durumlarda bunları saklamak daha büyük bir mücadele gerektirir. Üstelik bu izlerden kurtulmak da uzun bir zaman gerektirir. Limon suyunda bol miktarda bulunan C vitamini, akne izlerinden yavaş yavaş kurtulmanızı sağlayacak en mükemmel çözümdür. Yüksek miktarda sitrik asit içeren limon suyu cilt üzerindeki ölü derinin atılmasına da yardım eder. Ayrıca yeni cilt hücrelerinin oluşmasını destekleyerek cildinize eski parlaklık ve ışıltısını da geri kazandırabilir. Akneden etkilenen bölgenin üzerine bir parça pamuk yardımıyla yapacağınız bölgesel uygulama koyu izlerin hafiflemesini sağlar.</p>
<p><strong> C vitaminli kozmetik ürünleri</strong><br />
C vitamini içeren kozmetik ürünlerini kullanmak cildinizin daha sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Bunu en basit yoldan, C vitamini içeren dudak nemlendiricilerini kullanarak test edebilirsiniz.</p>
<p><strong>Saç dökülmesi için C vitamini</strong><br />
Saç dökülmesinin en temel nedenlerinden biri vücuttaki C vitamini eksikliğidir. C vitamini, saçın zarar görmesini, kuruluk nedeniyle kırılmasını ve aşırı saç dökülmelerini engeller. Saçın sağlıklı büyümesi ve doğal bir şekilde bakımının yapılması için de C vitamini şarttır. C vitamini saçı kökünden besleyerek zorlu hava koşullarını karşı daha dirençli kılar. İlginçtir ki; C vitamini, saçların gizli düşmanı olan stresle mücadelede de etkin bir rol oynar.</p>
<p><strong>Pigmentasyon için C vitamini</strong><br />
Dengesiz pigmente olmuş cilt, başımıza gelecek en kötü komplikasyonlardan biridir. Pigmentasyon, UV ışınlarına aşırı biçimde maruz kalmaktan kaynaklanır. Saatlerce güneş ışınına maruz kalan cilt, bu ışınları absorbe edebilmek için daha fazla melanin üretmeye başlar. Ayrıca, aynı amaçla melanosit de kullanır. Melanosit düzeyi yükseldiğinde, cilt bronzlaşmaya başlar. Aşırı dozda melanosit şse pigmentasyona neden olur. Çil ve benekler pigmentasyonun en tipik işaretleridir. Bu durumda, etkilenen bölgeyi limon suyuyla temizlemek ve bol miktarda sitrik asit tüketmek, cilt komplikasyonlarını hafifletmenin ve pigmentasyonu azaltmanın en iyi yoludur.</p>
<p><strong>C vitamini kaynakları</strong><br />
C vitamini suda çözünen bir vitamin olduğundan vücudumuz bu vitamini depolayamaz. Bu nedenle mutlaka dışarıdan takviye edilmelidir. Portakal, greyfurt, limon, kivi, mango, papaya, ananas, çilek, ahududu, yabanmersini, kızılcık, kavun ve karpuz C vitamini için mükemmel kaynaklardır. Aynı zamanda, brokoli, Brüksel lahanası, karnıbahar, kırmızı-yeşil biber, ıspanak, lahana, şalgam gibi yeşil yapraklı sebzeler; tatlı ve beyaz patates ve domates de bu önemli vitamin için zengin kaynaklardandır.</p>
<p>C vitamini bağışıklık sistemimiz için de olmazsa olmaz bir besindir. Vücudu serbest radikallere ve oksidatif strese karşı koruyan, kaslarımızı tamir eden en etkili antioksidandır. Ayrıca, vücudumuz için önemli başka bir antioksidan olan E vitamininin de yeniden oluşumunu destekler. Bizi nezleden, soğuk algınlığından, ateşten ve enfeksiyonlardan korur. Kemiklerimizi, dişlerimizi korur ve vücudun kendini yenileme yeteneğini güçlendirir. Yeterli dozda alınan C vitamini vücudu fit ve sağlıklı tutar.</p>
<p>Uzun süre C vitamini tüketiminizi koruyarak, kaybetmeye başladığınız fakat aslında derinlerde bir yerlere gizlenen güzelliğinizi tekrar kazanabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.acemiyim.com/c-vitamini-ile-guzelligin-sirrini-kesfedin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

