Sizden Gelenler

Geri Dönüşüm

Katı atıkların neden olduğu çevre kirliliği göz ardı edilemez. Kâğıt, plastik, pil, cam vb benzeri atıkların geri dönüşümü sağlanmadıkça doğanın ekolojik dengesini bozmaktadır. Bir örnek vermek gerekirse zamanından önce açan meyve çiçekleri bu duruma en güzel örneği teşkil etmektedir. Çiçeklerin erken açması başta güzel görünse de doğanın dengesinin bozulduğunu göz önüne sermektedir. Çevre kirliliğinin yanında bu atıklar ekonomik kaybı, enerji kaybı ve doğal kaynakların yok olmasına neden olmakta… Bu durumu farkına varan ülke ve üreticiler kaynak israfını önlemek ve ortaya çıkabilecek enerji krizleri ile baş edebilmek için atıkların geri dönüştürülmesi ve tekrar kullanılması için çeşitli yöntemler aramış ve geliştirmişlerdir. Ülkemizde de bu konuyla ilgili bazı yönetmelik ve kanunlar bulunmaktadır. Geri dönüşüm terim olarak, kullanım dışı kalan geri dönüştürülebilir atık malzemelerin çeşitli geri dönüşüm yöntemleri ile hammadde olarak tekrar imalat sürecine kazandırılması sürecine denilmektedir. Tüketilen maddelerin yeniden geri dönüşüm halkası içine katılabilmesi ile öncelikle ham madde ihtiyacı azalır. . Böylece insan nüfusunun artışı ile paralel olarak artan tüketimin doğal dengeyi bozması ve doğaya verilen zarar engellenmiş olur. Bununla birlikte yeniden dönüştürülebilen maddelerin tekrar hammadde olarak kullanılması büyük miktarda enerji tasarrufunu mümkün kılar. Örneğin, yeniden kazanılabilir alüminyum kullanılması alüminyumun sıfırdan imal edilmesine oranla %35’e varan enerji tasarrufu sağlamaktadır. Atık malzemelerin hammadde olarak kullanılması çevre kirliliğinin engellenmesi açısından da önemlidir. Kullanılmış kâğıdın tekrar kâğıt imalatında kullanılması hava kirliliğini %74-94, su kirliliğini %35, su kullanımını %45 azaltabilmektedir. Örneğin bir ton atık kâğıdın kâğıt hamuruna katılmasıyla 8 ağacın kesilmesi önlenebilmektedir. Geri dönüşüme olan ihtiyacın başlamasında savaşlar nedeniyle ortaya çıkan kaynak sıkıntıları etkili olmuştur. Büyük devletler, II. Dünya Savaşı sırasında ülke çapında geri dönüşümle ilgili kampanyalar başlatmışlardır. Vatandaşlar özellikle metal ve fiber maddeleri toplama konusunda teşvik edilmişlerdir. ABD’de geri dönüşüm işlemi yurtseverlik anlayışında çok önemli bir yer edinmiştir. Hatta, savaş sırasında oluşturulan kaynak koruma programları, doğal kaynakları kısıtlı bazı ülkelerde (Japonya gibi), savaş sonrası da devam ettirilmiştir.

  • Kimyasal atıklar
  • Cam
  • Kâğıt
  • Alüminyum
  • Plastik
  • Piller

Geri dönüşümün çevre kirliliğini azalttığını birkaç örnekle gösterelim:
Kâğıt Hurda kağıdın tekrar kağıt imalatında kullanılması hava kirliliğini %74-94, su kirliliğini % 35, su kullanımını % 45 azaltabildiği ifade edilmekte.

Cam: Plastik ve kâğıdın aksine camlar sınırsız olarak yeniden değerlendirilebiliyor. Teorik olarak cam kaplar kalite kaybı olmadan neredeyse % 100 oranında eski camdan imal edilebilir. Camın geri kazanımı ile enerjide %25 tasarruf sağlanabilirken; hava kirliliği %20, su kullanımı %50, maden atığı %80 azaltılabilir;

Yağ: Yılda yaklaşık olarak 350.000 ton civarında oluşan kullanılmış bitkisel ve hayvansal atık yağların kanalizasyona dökülmeyip geri kazanılması ile yılda 350.000 ton biodizel ve 35.000 ton gliserin ve 3.500 ton sabun üretilerek ekonomiğe katkı sağlanabilir. Kullanılmış bitkisel ve hayvansal yağların geri kazanılması ile evsel atık sular % 25 oranında daha az kirlenmiş olur.

Plastik: Plastik atıklar doğada en zor dönüşebilen maddeler arasında. Bu nedenle geri dönüşümde kullanılması bir taraftan ekonomik değer üretimine katkı sağlarken diğer taraftan çevre kirliliğinin azaltılması sağlanmış olur.

Doğal atıklar: Doğal dengede atık madde yoktur denebilir. Her atık başka bir canlının besinini veya enerji kaynağını oluşturur ve döngü bu şekilde devamlılığını sağlar. En önemli konu, sanayinin gelişmesi ve tarımın ilerlemesinin beraberinde tüm doğal kaynakları tüketmemesi için, doğadaki en temel kural olan madde akışı döngüsünün dengeli bir şekilde işletilmesidir. Normal bir toprakta organik madde oranının % 4 civarında olması gerekirken, bu oran Türkiye topraklarının büyük bölümünde % 2’in altında bazı bölgelerde de % 1 civarındadır. Her geçen yıl artan oranda kimyasal gübre kullanılmasına rağmen verim artışı sağlanamamasının nedenlerinden birisi de toprakta organik madde miktarının yetersiz oluşudur. Bu yüzden özellikle ülkemiz koşullarında başta hayvan dışkıları olmak üzere her türlü hayvansal ve bitkisel diğer atıkların kompostlanarak organik gübreye dönüştürülmesi ve tarımda kullanılması gerekmektedir İnsanların geri dönüşüm hakkında daha çok bilgilendirilmesi gerekmektedir. Birey olarak geri dönüşüm katkı sağlamak çok zor değildir. Örnek verirsek evlerimizde bulunduracağımız bir geri dönüşüm kutusu ambalaj atıklarını oraya atmamızı sağlayacaktır. Doğal kaynakların sınırsız olmadığı günümüzde bu kaynakların doğru şekilde kullanılmaması gelecekte tükenmesine sebep olacaktır.

Geri Dönüşüm Geleceğe ve Ekonomiye Yatırım Demektir. Ayfer BAŞAR

Araç çubuğuna atla
Yandex.Metrica