Spor-Fitness

Yemek Yemeyi Tekrar Zevke Dönüştürün

Yeme isteği ve açlık

Ailelerimizle, eşimizle ve iş arkadaşlarımızla aramızda bir ilişki bulunduğu gibi yiyeceklerle de aramızda iyi veya kötü bir ilişki vardır. Yediklerimizle aramızda sağlıklı bir ilişkinin olması; duygusal değil fiziksel nedenlerle yemek yemek ve vücut ile beynin tatmin olduğu noktada bırakmaktır. Böyle bir ilişkinin kurulabilmesi için tabii ki öncelikle yeme izniniz olmalı! Yapmak zorunda hissettiğimiz diyetler sizi bu izinden bile mahrum bırakıyor olabilir?!

Çoğumuz acıkıp acıkmadığımızın veya yeteri kadar doyup doymadığının farkında değil. Eğer yeme arzumuz, günün belli bir saati veya yiyeceğin varlığı gibi dışarıdan gelen uyarıcılarla tetiklenirse vücudumuzun verdiği açlık mesajına dair farkındalığı yitirebiliriz. Yemek yemek, bizi huzursuz eden hislerle başa çıkmamızda öncelikli mekanizmamız haline geldiğinde, kendimizi yiyeceklerle tedavi ettiğimizi düşünürüz ve bir süre sonra fiziksel açlık hissimiz kaybolmaya başlar.

İçsel açlık sinyallerinizi takip ettiğinizde yiyecek seçimlerinizi suçluluk hissetmeden seçme eğiliminde olursunuz; gerçek açlığınız hisseder, doyma hissinizi takdir eder ve sonuç olarak yemek yemekten zevk alırsınız.

Yiyeceklerle sağlıklı bir ilişki ne yediğinize dikkat ederek başlar. Bu basit başlangıç bir defada birkaç şeyin başarılmasını sağlar:

  • Daha küçük ısırıklarla yemeye başlarsınız.
  • Nicelikten ziyada nitelik üzerine yoğunlaşırsınız ve
  • Artık yediklerinizden zevk alırsınız.

Yemek yemenin temeli dilimiz üzerinde bulunan tat alma duyularından geçer. Kocaman ısırıklar aldığınızda ağınızın içini tıkabasa yemekle doldurmuş olursunuz ve çiğnediğiniz lokmaların %90’ının bile tadını alamazsınız.

Doğru yemek yeme tarzı, size fayda sağlayacak rahat bir tempoda yediğiniz yemeği takdir etmenize imkan tanır. İyi haber şu ki, bu yazıyı okuyarak, yiyecek ilişkinizin kontrolüne sahip olma konusunda bir adım öndesiniz demektir.

Temel İlkeler

  1. Yeme alışkanlıklarınız yiyecekle olan ilişkinizi inşa eder.
  2. Kötü bir ilişki şişmanlamanıza neden olur.

Diyet mantığına göre, büyük çoğunluğumuz şipşak birşeyler yiyip bitirmeliyiz. Bitir ve başka birşey yap. Bu nedenle, yeme süreci, daha önemli işlerimize dönebilmemiz için, iştahımızı bastırmamızı sağlayan aralardan öteye gitmiyor. Yediklerinizden zevk almak mümkün olduğunca hızlı bir şekilde sonlandırmak anlamına gelmez.

Düşünce yapımızı değiştirmemiz ve daha olgun bir bakış açısıyla yeniden oluşturmamız gerekiyor.

Şimdi kendinize sorun. Nasıl bir ilişki istiyorsunuz? Amacınız sadece bitirmek ve çabucak başka bir şeye dönmek mi? Yoksa kendinize zaman ayırdığınız, sürecin tadını çıkardığınız ve mümkün olduğunca uzun bir süre zevk aldığınız bir ilişki mi isterdiniz?

Sağlıklı bir ilişki kurmak aşağıdakileri gerektirir:

  • Yiyecekleri nasıl düşündüğümüz ve satın aldığımıza dair yeniden kendimizi eğitebilmek için biraz sorumluluk,
  • Sürecin tadını çıkarabilmek için ayrılan zaman,
  • Yemeğe hakettiği sosyal önemi vermek,
  • Fiziksel ve duygusal açlık arasında ayrım yapmayı öğrenmek.
    Aç olup olmadığınızdan emin değilseniz, susuz olma ihtimalinize karşı biraz su için. Birkaç derin nefes alın; yorgunluk ve stres kendini sık sık açlık olarak gösterebilir. Eğer fiziksel olarak aç olmadığınızı farkederseniz kendinize yeme arzunuzu neyin tetiklediğini sormalısınız. Sonrasında stresle mücadele etmek için meditasyon, yürüyüş, dinlendirici bir duş gibi alternatif seçenekler belirleyin.

Yemek yemek zevk almanız gereken bir ihtiyaçtır; sürekli vicdan azabı çektiren bir baş belası değil…Yemek yediğinizde orada olmalısınız. Tadına bile varmadan bir lokmada bitirmeye çalışmayın. Neyi nasıl yediğimize dair kendimizi eğiterek yeni bir ilişkinin başlangıcını yapmak için hiçbir zaman geç kalmış sayılmazsınız.

Yemek yerken enerji ihtiyacınızı göz önünde bulundurmayı da unutmayın. Ayrıca yediğiniz esnada tam olarak nefes aldığınızdan emin olun. Yediklerinizi hazmetmeniz için vücudunuzun oksijene ihtiyacı var!

Araç çubuğuna atla
Yandex.Metrica