0
Dünyamız saymakla bitmeyecek güzelliklere sahip. Bu güzelliklerden bazıları insanın zihnini karıştıracak, şaşırtacak cinsten. Gelin dünyamızın en ilginç 5 yerine birlikte bakalım.

Kan Şelalesi – Antarktika

1911 yılında ilk kez keşfedilen şelale kan kırmızı kan akıyor. Bu şelale Taylor Buzulu’nda yer alıyor. Suyu Bonnet Gölü’ne karışan şelalenin rengi uzun süre bilim insanlarının kafasını karıştırdı. Başlangıçta rengin kırmızı yosundan kaynaklandığı düşünülse de elektromanyetik alıcılarla taramalar yapıldı ve gerçek anlaşıldı. Şelalenin altında 185 metre derinlikte çok daha büyük yeraltı su kaynağı tespit edildi. 5 milyon yıl önce deniz seviyesi yükselince Doğu Antarktika sular altında kaldı ve burada tuzlu bir göl oluştu. Milyonlarca yıl sonra da buzullar oluştu. Su demir içerdiğinden hava ile temasında kırmızı renk aldığı ortaya çıkarıldı.

Moeraki Kayaları – Yeni Zelanda

Güney Adası Dunedin’in 75 km kuzey doğusunda Koekohe Plajı’nda bulunan kayalıklar su canlısı gibi görünüşleriyle dikkat çekiyorlar. Bu küre şeklindeki kayaların 60 milyon yıl önce okyanus tabanında mineraller ve çamurun karışması sonucu oluştuğu düşünülüyor. Bir diğer görüşe göre, yüzlerce kalsiyum karbonat, suyun yüzeyine çıkmış kayalardan kopmuş ve sulara sürüklenmiş. Erozyonun ve deniz çekilmesinin yüzyıllarca sürmesi sonucu bugün sahilin ortasında duran kayalar farklı renk tonlarına ve büyüklüklere sahip. Bazı kayaların boyları 4 metreye kadar çıkıyor.

Hareket Eden Taşlar – Death Valley – ABD

Nevada ve Kaliforniya eyaletlerinin sınırında, eski bir göl yatağında bulunan taşlar hikayesini duyanları şaşırtıyor. Çünkü bu taş parçaları, onlarca metrelik mesafeyi kendi kendine yürüyor. Bilim insanları yaklaşık 50 yıl bu gizemi çözmeye çalıştı ve 350 kiloluk taşların nasıl yürüdüğü konusunda farklı teoriler ürettiler. Başlangıçta rüzgar ve yağmurun büyük kayaları hareket ettirdiği düşünülse de asıl gerçek sonraları anlaşıldı. Ölü Vadi’de geceleri aşırı soğuk olduğu için 3-5 milimetrelik buz tabakaları oluşuyor. Sabah hava ısınınca buz tabakası çözülüyor. Vadi rüzgarlarının etkisiyle onlarca kiloluk kayalar santim santim hareket ediyor. Kayaların bu hareketi oldukça yavaş olduğu için gözle fark edilemiyor.

Maracaibo Gölü Yıldırımları – Venezuela

Dünya’nın en çok yıldırım alan yeri Maracaibo Gölü’dür. Bölgedeki fırtına hemen hemen hiç dinmez. Özellikle Ekim ayları bir dakika içinde yaklaşık 28 yıldırım düşer. Dünya’nın en elektrik yüklü yerinde her gece yaklaşık 9 saat yıldırımlar sebebiyle aydınlanır. Bölgenin neden bu kadar elektrik yüklü olduğunu araştıran bilim insanları iki farklı teori sundular. Birinci teori yer altında uranyum deposu olduğu ve bu yüzden bölgenin yıldırımları çektiği, ikincisi ise petrol yataklarındaki metanın havanın iletkenliğini arttırdığı.

Pamukkale Travertenleri – Türkiye

Bölgede sıcaklığı 35 – 100 C arasında 17 sıcak su alanı vardır. Bünyesinde erimiş karbondioksit bulunan yeraltı suları geçtikleri yerlerde kalsiyum karbonatı eriterek taşır. Su aniden basınçsız ortama çıkınca karbondioksit uçar ve erimiş olan kalsiyum karbonat çok ince katman olarak kayaların üzerine çöker. Zaman geçtikçe bu birikim travertenlere dönüşür. Antik çağlardan beri insanların ilgisini çeken bu pamuk kayalar, kararma tehlikesiyle karşı karşıya olsa da alınan önlemlerle sonsuza kadar bembeyaz kalması tüm insanlık için önemli.


ARKADAŞLARIN DA GÖRSÜN...

0
hayriye