0

Kolonya kültürümüzde önemli bir yere sahip ve misafirlerimizi ağırlama ritüelinin bir parçası. Peki hiç merak ettiniz mi kolonyayı kim icat etti? Bu güzel kokunun kaynağında hangi hikayeler var? İşte kolonyanın tıpta başlayıp kozmetiğe uzanan yolculuğundaki kilometre taşları.

Kolonyanın İcadı

Kolonyanın atası Macaristan Kraliçesi Elisabeth için üretilen koku olarak kabul ediliyor. Floransa’daki bir manastırın rahibelerinin kraliçe için yaptıkları kokunun ismi “aqua reginae”. İlaç olarak kullanılan alkolün 1600’lerde içki olarak kullanılmaya başlanması ile koku dünyasında yeni gelişmeler oldu. İtalyan Gİovanni Paolo de Feminis, manastırın rahibelerinden kokunun formülü öğrendi. Köln’e dönüp etil alkollü formüle kattığı limon, portakal, biberiye ve bergamut esanslarıyla yeni bir koku icat etti. İcat ettiği kokuya “eau admirable” yani “hayranlığa değer su” adını veren Feminis, 1727’de bu kokuyu tıbbi olarak onaylattı. Kokunun adını “eau de cologne” (Köln suyu) olarak değiştirdi. Kokunun asıl üne kavuşması Yedi Yıl Savaşları süresince askerlerin bu kokuyu kullanmasıyla oldu. Köln, kolonya şehri olarak ün yaptı.

Başlangıçta Kolonya Sadece İlaçtı

Kolonya, o dönemdeki formülüyle sindirim sistemi rahatsızlıklarının tedavisi için ya şekere damlatılarak ya da şaraba karıştırılarak içiliyordu. Antiseptik olarak ağız hastalıkları, yara temizliği, eklem ve kas ağrıları için de kullanılıyordu. Hatta kolonyanın vebaya iyi geleceğine bile inanılıyordu. Daha sonraları tuvalet sonrası koku giderici olarak kullanıldı. İçeriğinde esans, alkol ve su olan kolonyanın günümüzde fenalaşana, başı ağrıyana verilme sebebi ise ferahlatıcı etkisidir.

Kolonya’nın Parfümden Farkı Ne?

Parfümde etil alkol oranı en az %25, kolonyada ise %3’tür. Kolonyanın derecesini alkol miktarı belirler. Örneğin 883 ml etil alkol içeren kolonya 80 derece olarak tanımlanır. Kolonyanın diğer bir farkı ferahlatıcı olmasıdır. Bunun sebebi kolonyanın sürüldüğü anda alkolün buharlaşması ve buharlaşan alkol moleküllerinin çevreden ısı çekmesidir. Kolonya kokusu kısa süreli iken parfümün kokusu uzun sürelidir.

Kolonya’nın Ülkemize Girişi

Kolonya, II. Abdülhamit döneminde alkollü ıtriyat olarak ithal edildi. 1882 yılında ise Ahmet Faruki ilk yerli kolonya üretimine başladı. Halk başlangıçta “kolonya suyu” olarak andığı kolonyaya “Faruki kolonyası” demiş ve sonraları kolonya sözcüğü dilimize yerleşmiştir. Kolay imal edilmesi ve maliyetinin az olması kolonyanın ülkemizde hızla yayılmasına sebep oldu. Ürünün sanayi haline gelmesi Süleyman Ferit Ezcacıbaşı’nın 1912’de ürettiği Altın Damla ile oldu. Yerli kolonyanın ilk temsilcileri Ethem Pertev, Hasan Şevki, Süleyman Ferit, Kemal Kamil ve Eyüp Sabri Tuncer’dir.

Günümüzde Kolonya

Halkımız tarafından çok sevilen kolonyanın her bölgeye özgü çeşitleri bulunmaktadır. Antalya’da turunç çiçeği kolonyası, Rize’de çay kolonyası, Ayvalık’ta zeytin çiçeği kolonyası, Trabzon’da fındık kolonyası, Düzce’de tütün kolonyası sayabileceğimiz çeşitlerden bazıları.


ARKADAŞLARIN DA GÖRSÜN...

0
hayriye