0

Hepimiz sağlıklı bir hayat sürmek isteriz. Yaşamımız boyunca sağlıklı gıdalar tüketmeye çalışır, sporun yaşamımızdaki önemini biliriz. Yaşadığımız çağ bilgi teknolojilerinin yoğun olarak kullanıldığı ve insanın da bilgiye hızlı aynı zamanda da kolay ulaştığı bir çağ. Yakın zamana kadar bilmediğimiz sağlığımızı etkileyebilecek olumlu ya da olumsuz pek çok bilgiyi çeşitli yollarla öğreniyoruz. Sağlığımızı ilgilendiren bu bilgilerden biri de 1958 yılında bilim insanları tarafından keşfedilen melatonin hormonunun biz canlılar için ne derece önemli olduğu.

Melatonin hormonunun büyük bir kısmını epifiz bezi salgılar. Melatonin hormonunun salgılanması için gerekli olan koşul ise ortamın karanlık olması. Gece 23.00’den sonra salgılanan melatonin hormonu en yüksek seviyesine ise 02.00’den sonra ulaşıyor. Melatonin hormonunu gün ışığının dışında ortamda bulunan yapay ışık kaynakları da etkiliyor ve baskılanmasına sebep oluyor. Uzmanlar bu yüzden uyuduğumuz alanın ışık kaynaklarından arındırılması gerektiğini söylüyor. Ayrıca bu odalarda kullandığımız perdelerin ışık geçirmeyen kalın kumaşlardan yapılması konusunda bizleri uyarıyorlar. Işığın dışında melatonin hormonunu etkileyen bir diğer unsur ise yaş. Yeni doğmuş bir bebekte melatonin hormonunun sentezi düşük seyrediyor, yirmili yaşlarda salgılanma hızında artış gözlemleniyor ve yaşın ilerlemesiyle birlikte bu seviye düşmeye başlıyor. Kişisel özelliklerimiz de bu hormonun salgılanma miktarını etkileyen önemli bir unsur olarak karşımıza çıkıyor.

Melatonin hormonunun eksikliğinde neler oluyor? Melatonin hormonunun çeşitli sebeplerle yetersiz salgılanması durumunda vücudumuzda bazı şikayetler oluşabiliyor. Yorgunluk, huzursuzluk, iştahsızlık gibi belirtilerin yanı sıra çeşitli vücut ağrılarına da sebep olabiliyor. Bu tür şikayetler de yaşam kalitemizin düşmesine, verimimizin azalmasına kadar pek çok sorunu beraberinde getiriyor. Uzun vadede ise bağışıklık sistemimizin güçsüzleşmesi ve akabinde çeşitli rahatsızlıklara karşı dirençsiz hale gelmek kaçınılmaz oluyor. ParkinsonAlzheimer gibi rahatsızlıkların oluşmasından da yaşlanmayla birlikte vücutta azaldığı düşünülen melatonin hormonunun sorumlu olma ihtimali üzerinde duruluyor.

Melatonin hormonunun yeterli düzeyde olması ne tür yararlar sağlıyor? Yapılan klinik araştırmaların sonuçlarına göre melatonin hormonunun yeterli düzeyde salgılanması kanser hastalığına yakalanma riskini azaltıyor. Ayrıca bu hormonun kanser hastalığının oluşmasını engellemesinin yanı sıra oluştuktan sonra gelişmesini durdurucu etkisi olduğu da yapılan araştırmaların sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Melatonin hormonu bağışıklık sistemimizi de güçlendirici bir etkiye sahip. Pek çok ilacın da yan etkilerini azaltıcı bir özelliği olduğu düşünülüyor.

Melatonin hormonunun sağlıklı bir şekilde salgılanabilmesi için uyku düzenimiz konusunda titiz davranmamız gerektiği bir gerçek. Mesleğimiz gereği gece çalışmak zorunda değilsek uyku saatlerimizi bu bilgiler doğrultusunda ayarlamalı ve uyuduğumuz alanın ışıksız bir ortam olmasına dikkat etmeliyiz. Melatonin hormonunun vücudumuz üzerindeki etkileri için yapılan araştırmalar devam etmektedir. İlerleyen zamanlarda bilim insanlarının bu konuda daha pek çok yeni bilgiye ulaşması ise yüksek bir ihtimaldir.


ARKADAŞLARIN DA GÖRSÜN...

0