0

Görüntüsüyle sofralara renk katan, lezzetiyle midelere bayram yaşatan pastaların tarihini hiç merak ettiniz mi? Yapıldığı ilk zamanlardan beri özel günlerin vazgeçilmezi olan pastaların tarihini biz merak ettik ve sizler için yazımızda pastacılığın antik çağlardan günümüze kadar olan lezzetli serüvenini araştırdık.

Pastanın Tarihi

Pasta (cake) kelimesinin tarihi 13. yüzyıla kadar uzanıyor. Aslında geçmişten bugüne insanlar özel günleri bu lezzetle kutluyor. Bu sebeple pastanın tarihini ekmeğin yapımı ve ekmeğin çeşitli malzemelerle tatlandırılması ile başlatabiliriz. O dönemlerde insanlar yaptıkları bu tatlandırılmış ekmeği kuruyemişlerle lezzetlendirmiştir. Lezzetine lezzet katılan bu özel yiyecek, dini törenlerde sunulmak üzere kullanılmıştır.

Dini Sembol Olarak Pasta

Tanrılara sunulmak için tahıl ve meyveden hazırlanan kekler, insanların inançları gereği dinin sembolü olarak kullanılmıştır. Pastanın büyüklüğü ve şekli inanışlara göre şekil almıştır. Dairesel şekildeki kekler, hayatın döngüsünü, güneşi ve ayı sembolize etmiştir.

Pastacılığın Dönüşümü

Eski Yunanlılar ve Romalılar döneminde hayli ilerleyen pastacılık, Roma İmparatorluğu’nun çökmesiyle ağır bir darbe almıştır. Amerika’nın keşfi pastacılığın tekrar yükselişe geçmesine sebep olmuştur. Şeker ve kakaonun bu yeni kıtadan bol miktarda Avrupa’ya getirilmesi zengin ailelerin pastacıları himayelerine almasıyla başka bir boyut kazanmıştır. Asıl büyük dönüşüm ise Vatel’in 18. yüzyılda kremşantiyi bulmasıyla yaşanmıştır. Aynı zamanlarda Stanislas Leczinski “baba reale” yani Şambaba’yı keşfetmiş, kraliyet ailesinin ünlü Fransız pastacısı Marie-Antoine Carême ile pastacılık daha da gelişip 19. yüzyılın ortalarında günümüzde bildiğimiz halini almıştır.

Pastanın Türkiye’ye Gelişi

Ülkemizde pastacılığın tarihi çok eskilere dayanmamaktadır. Osmanlı zamanında Ermeni ve Rum vatandaşlar tarafından pasta yapılsa da, Anadolu’nun pasta ile tanışması 19. yüzyılda Rusya’ya giden Karadenizliler özellikle Rize Hemşinliler sayesinde olmuştur. Bu durumun sebebi 1800’lerde Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın çıkardığı isyanın bastırılması için padişahın Rusya’dan yardım istemesidir. İsyanın bastırılmasına Ruslar yardım ettikten sonra Osmanlı – Rus yakınlaşması başlamıştır. Rus Çarı ülkesinin ekonomisini geliştirmek için ülkenin kapılarını Doğu Karadeniz’de yaşayan vatandaşlarımıza açmıştır. Hamur işi ve pastacılık konusunda uzman olan Ruslardan bu işi öğrenen Karadenizliler vatanımıza dönerek çeşitli bölgelerde pastacılık yapmaya başlamıştır.


ARKADAŞLARIN DA GÖRSÜN...

0
hayriye