0

Sanat tarihinde yenilikler getiren, farklılar ortaya koyan hareketlere sanat akımı deniyor. Bu akımlar birbirinden farklı üslup ve özelliklere sahip ve aslında her biri bir diğerinin etkisinde. Sanat dünyasını şekillendiren akımları sizler için yazdık.

Romanesk

Hristiyanlığın yükselişe geçtiği dönemde kilise yapılarında kendini gösteren Romanesk Sanat’ta kalın duvarlar ve tavanlarda tonoz kullanılmıştır. Resim ve heykele dair örnekler dinin de etkisiyle nadirdir, olanlar da kabacadır. Süsleme önemsiz olarak görülmüştür. 9. yüzyıldan 12. yüzyıl ortalarına kadar etkisi devam eden akımın en önemli örneklerinden biri 1093’te yapılan Durham Katedrali’dir.

Gotik

12. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan gotik akımı, dini yapılarda yüksekliğin ve süslemenin ön plana çıktığı bir akımdır. İhtişamı arttırmak için sivri kemerler ve bol vitraylı camlar kullanılmıştır. Resim ve heykelde dramatik üslup kullanılarak dini hikayeler daha güçlü anlatılmaya çalışılmıştır. Paris’te bulunan Notre Dame Katedrali en önemli gotik mimari örneğidir.

Rönesans

15. yüzyılda değişen dünya sanat anlayışını da değiştirmiştir. Antik Yunan felsefecilerin kitaplarının çevrilmesi mimari, heykel ve resimde Antik Yunan ve Roma’yı tekrar gözde hale getirmiştir. Yeniden doğuş anlamına gelen Rönesans, eskinin yeniden var edilmesi amacını taşır. Mitolojik hikayelerin sıkça işlendiği eserlerde; oran, ölçü, sadelik ve çizgisel perspektif ön plandadır. Dini yapılarda daire formu sıkça kullanılmıştır. Dönemin önemli sanatçılarından bazıları Leonardo da Vinci, Michelangelo ve Rafaello’dur.

Maniyerizm

Rönesans’ın kuralcı yapısından kurtulmaya çalışan sanatçıların 16. yüzyılda başlattığı bu akımda oran ve ölçü bozulmuş, derinlik artmış, formlar uzamış ve kullanılan renkler soluklaşmıştır. Beden ve ruh gibi kavramlar ön plana çıkmıştır. Michelangelo Buonarroti, El Greco ve Tintoretto dönemin önde gelen sanatçılarındandır.

Barok

Barok, kelime anlamı olarak düzgün olmayan inci demektir. Işık ve gölge oyunlarının bolca kullanıldığı bu akım 16. yüzyılın sonlarından 18. yüzyılın ortalarına kadar geçen sürede etkindir. Eserlerin konuları din, mitoloji, ünlü aileler, portre ve manzaradır. Mat renkler yerine parlak ve canlı renkler tercih edilmiştir. Hatları ve ifadeleri yansıtmaya özen gösterilmiştir. Müzikte Bach ve Vivaldi’nin dışında diğer sanat dallarında Caravaggio, Rembrandt, Rubens dönemin önemli sanatçılardır.

Rokoko

18. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan bu akım gösterişe ve süslemeye dayanır. Birey ön plana çıkarıldığı için günlük yaşam ve manzara konuları seçilmiş, dini konular geri planda kalmıştır. Rokoko akımı, aristokrat kesimin beğenilerine göre şekillenmiş ve en büyük desteği de yine bu kesimden görmüştür. Bernardo Bellotto, Francois Boucher ve Pompeo Batoni akımın önemli temsilcilerindendir.

Neoklasisizm

Barok ve Rokoko’nun gösterişinden kurtulmak isteyen sanatçılar Rönesans’ta olduğu gibi sadeliğe yönelmiştir. Geçmişe duyulan ilginin artmasıyla konular genelde Yunan mitolojisinden alınmıştır. Çizgisel forma önem verilmiştir, halkçı bir anlayış benimsenmiştir. Eserlerde pastel renkler kullanılmıştır. 18. yüzyılın ikinci yarısında rüzgarını estiren Neoklasisizm akımının temsilcilerinden bazıları Antonio Cannova, Jacques Louis David ve Jean Pomuste Dominique Ingres’tir.

Romantizm

1789 Fransız Devrimi’nden sonra ortaya çıkan ve 19. yüzyılda da etkisini gösteren Romantizm’de duygular öne çıkmıştır. Sanayiye geçişle burjuva sınıfı ortaya çıkmış ve resimde yalın bir üslup benimsenmiştir. Milliyetçilik, tarih, manzara, günlük yaşamın yanı sıra yalnızlık, aşk, korku gibi duygusal temalar işlenmiştir. Caspar David Friedrich, William Blake ve W. Turner dönemin önemli sanatçılarındandır.

Realizm

19. yüzyılın ortalarında başlayan bu akımda işçi ve köylü sınıfı resimde kendine yer bulmuştur. Ekonomik ve siyasal gelişmeler Romantizm’in duygusallığına son vermiştir. Günlük olayları gerçekçi bir tutumla ele alan sanatçılardan bazıları Honore Daumier, Francois Bonvin ve Gustave Courbet’tir.

Empresyonizm

19. yüzyılın ikinci yarısında başlayan Empresyonizm’de sanatçılar atölyeden çıkıp doğayı resmetmişlerdir. Karanlık tonlar yerini aydınlık ve parlak renklere bırakmıştır. Resimlerde ışığın anlık değişimini yansıtmaya büyük önem verilmiştir. Başlıca temsilciler Claude Monet, Aguste Renoir ve Marry Cassatt’tır.

Post Empresyonizm

Sanatçının kendi gerçekliği su yüzüne çıkarılarak iç dünyasına önem verilmiştir. 19. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan akımda konturların ve renklerin karakteristik özellikleri kolayca gözlemlenebilir. Van Gogh, Paul Cezanne, Paul Gauguin dönemin önemli sanatçılarındandır.


ARKADAŞLARIN DA GÖRSÜN...

0
hayriye